Ana içeriğe atla

Kayıtlar

~Müminin ve Münafığın Halleri~

Hatem-i Esam rh.a. şöyle der: “Hakiki mümin tefekkür ve ibret halindedir. Münafık ise hırs ve uzun emelle meşguldür. Mümin her şeyden ümidini kesmiştir, sadece Allah Tealâ’dan ümit eder. Münafık ise herkesten ümit eder, umutludur, yalnız Allah Tealâ’dan ümidini kesmiştir. Mümin kendini herkesten güvende hisseder (Allah dilemedikçe kimsenin kötülük yapamayacığını bilir, kimseden korkmaz), sadece Allah Tealâ’dan emin değildir, ancak O’ndan korkar. Münafık ise Allah’tan başka herkesten korkar. Mümin malını din yolunda Allah için feda eder. Münafık ise dini mala feda eder. Mümin ibadet eder, ağlar, üzülür. Münafık ise günah işler, güler. Mümin yalnızlığı, halveti sever. Münafık ise kalabalığı, insanlara karışmayı ve gösterişte bulunmayı sever.” Kimya-yı Saadet / Semerkand Dergisi

İslam Anahtarı...

Sizin Kalbiniz Hangisi ? Selim kalp: Kendisinde şek, şüphe olmayan kalbin hastalıklarından arınmiş kalp. Münib kalp: Günahlardan Rabbine tövbe edip, Rabbıne yönelen kalp. Mümin kalp: İman kendisine yapışmış ,iman içine işlemiş kalp. Mutmain kalp: ALLAH(cc)ın zikriyle sukunet bulan kalp. Huşulu kalp: İlahi heybet içine işlemiş, huşu ile dolmuş kalp. Ürperen kalp: Azameti ilahiyeden titreyen ürperen kalp. Sabit kalp: İmanın sapa saglam yerleştiği kalp. Hasta kalp: Şüphe ve nifak hastalıgı olan kalp. iki yüzlü kalp Gafil kalp : dünya hayatına dalıp gaflette olan kalp. Katı kalp: Ürpermeyen taş gibi olmuş kalp

Elhamdülillah Alâ Külli Hal

" Elhamdülillah Alâ Külli Hal - Her Halimiz İçin Allah'a Hamdolsun" SEN'den gelene, gelmeyene; Ne şekilde belirlemişsen kaderime, bu oyundaki biçtiğin rolüme, yürekten kocaman bir EYVALLAH ! .. Hz.Mevlana (ks)  

Efendimden (sav) ...

"Umut verip güven aşılayıpta yarı yolda bıraktığın insanın Gönül sadakasını iki dünyada da veremezsin..." Hz. Muhammed (s.a.v.) Böyle bir Hadis-i Şerifin varlığı şaibeli olduğu ve uydurma hadis kapsamına girdiği ikazları olmuştur... Bilinmesi ve kullanılmaması maksadıyla kaldırmıyoruz....

Gerçek dostlarla karşılaşmak, kalbe muhabbet aşısı yapar.

Gerçek dostlarla karşılaşmak, kalbe muhabbet aşısı yapar. Gönüller aşılanır, birbirlerini kuvvetlendirir. Salih insanlara sadece bakmak bile, insana tesir eder. Zahiren bir resme bakmak, o resme bakana hiç tesir etmez mi? Mesela hüzünlü birine devamlı bakan, üzülmez mi? Sevinçli birini gören sevinmez mi ? İşte bunun için, nazarı [bakışı] fayda vermeyenin, sözü fayda etmez derler. Bu hayvanlarda bile vardır. Azgın bir deve, uslu develerin yanına konduğu zaman uysallaşıverir. Mesela bir leş, içine karıştığı suyu, havayı bozar. Yiyecekler bozulmaya başladıklarında temizlenip korunmazlar mı? Her canlı da bu varsa, insanda bu beraberlik fazlasıyla vardır. Çünkü insan da dost aramaya müsaitlik fazlasıyla vardır. Çünkü insan dost aramaya müsait yaratılmıştır, insanın dostları, Allah'ın dostları değil mi? Şihâbüddin es-Sühreverdî (k.s)

Diyar-ı Muhabbet

Sevdasını arayanlara, Ankara'nın kıymetliyi ağırladığı kıymetli zamanlar, günler... Rabbim nasipli olanlardan etsin cümlemizi.....Gavs-ı Sani Hz. (ks) Ankara Ovacık Semerkand Kültür Merkezinde ziyaret vermekte.... "Bülbül güle sevdalıdır denir ya; işte bülbülün derdi-tasası, rüyası, umudu, türküsü-şiiri, kısacası ötüşü bile güle dairdir. Bülbül, dünyanın her yerinde gülün derdindedir. İster Dicle kenarında olsun; ister Tuna boylarında uçsun, bülbülün arayışı hep güldür. Siz de bülbül gibi Allah dostlarının bahçesini aramaya başladığınızda, karşınıza nice güller çıkar..."

Yolda Olmakla,Yol Almak Aynı Şey Değildir ...

        "Bir yol bulabilmek"             kolay iş değildir dünya keşmekeşinde. Emek ister, firaset ister, nasib ister her şeyin evvelinde...                          Çıkmaz yolların bol,          Yolsuzluğun diz boyu olduğu bir devirde                          Bir yol bulabilenler,               Şanslı insanlardır işin hakikatinde                          Ama nedendir bilinmez,       ...