Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Hz.Mevlana etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Gavs-ı Bilvanis Onbeşinci Sohbetden

Bunca Allah(cc) dostları, mürşid-i kamiller sadat-ı kiram vardır.    Bu zatlarin bu kadar yüce olmalarının sebebi,Peygamber´in(s.a.v.)şeriatına  uygun  hareket etmeleridir. Peygamber (s.a.v.) bir hadislerinde: "Ümmetimin alimleri Beni Israil´in Peygmaberleri gibidirler."  buyuruyorlar.["Alimler, peygamberlerin varisleridir." Ebu Davud ilim1; Tirmizi ilim 19; Buhari ilim 10;] Yani ümmetimin evliyası beni Israil Peygamberleri gibidir. Hasa Peygamberlikle mukayese edilmez evliyalik. Ama buradaki mukayese hidayet yönündendir. Ümmetimden cıkan evliyalarin cok hidayete vesile olacaklarına işarettir. Bu Hadis-i Şerif, Peygamber (s.a.v.)´in ümmetinden öyle evliyalar cikmis ki, büyük hidayetlere vesile olmuşlardır. Milyonlarca kişinin hidayetine sebep olmuş, vasıta olmuş evliyalar vardır Ümmet-i Peygamber(s.a.v.) içinde. Fakat Peygamberlerden ise öyleleri gelmiş ki ancak kendi nefsini hidayete erdirebilmiş, Peygamberlikleri kendi Ne...

Hayırlı Cumalar :)

Mevlâna Celaleddin Rûmî (k.s) şöyle der: “Ey hakikati arayan kişi, bu ağzı bağla. Yani çok yemekten, çok konuşmaktan vazgeç. Çünkü bunlar hakikat alemi için birer göz bağıdır. Fazla yemenin ve değersiz şeyler konuşmanın mana alemini müşahede etmeye engel olduğunu gör.” Mevlâna Celaleddin Rûmî  ( Mesnevî, II/257)

Yolun İki Esası

Şeyh Muhammed Diyaüddin k.s., Silvan müftüsü Şeyh Abdurrahman’a cevaben yazdığı bir mektubunda, Nakşibendî yolunun iki esasını şöyle beyan buyurmuştur: Birincisi, Allah’ın muhabbetidir ki, o hiçbir karşılığın kendisine bedel olmadığı bir şeydir. Nitekim Mevlâna Camî k.s. demiş ki: “Dünyada bir bedeli olmayan hiçbir şey yoktur. Fakat Allah aşkının menkıbesi bedelsizdir.” Çünkü o aşk kalpteki masiva (Allah’tan gayrisi) düşüncesini yakar, kalp mahbub olan Allah’tan başkasına razı olamaz. Kişinin imanı da ancak bu aşk ile tamam olur. Hazret-i Peygamber s.a.v.’e aşık olmak, kişinin Allah Tealâ’ya duyduğu muhabbete bağlı olduğundan, Rasulullah s.a.v., “Herhangi biriniz beni nefsinden, malından, evlatlarından daha çok sevmedikçe hakkıyla iman etmiş olamaz.” buyurmuştur. Öyle ise akıllı kimsenin, ebedi saadete kavuşmak için bu aşkı elde etmeye çalışması gerekir. ........... Mümin Munis’in hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Nisan 2016 sayısında.

Müşahede

Mana Alemini Müşahede İçin Mevlâna Celaleddin Rûmî k.s. şöyle der:  "Ey hakikati arayan kişi, bu ağzı bağla. Yani çok yemekten, çok konuşmaktan vazgeç. Çünkü bunlar hakikat alemi için birer göz bağıdır. Fazla yemenin ve değersiz şeyler konuşmanın mana alemini müşahede etmeye engel olduğunu gör." Mevlâna Celaleddin Rûmî,   Mesnevî, II/257

Sözsüz konuşabilmek güzel şey olsa gerektir..

"Aynı dili konuşmak, akrabalık ve bağlılıktır. İnsan, yabancılarla kalırsa mahpusa benzer. Nice Hintli, nice Türk vardır ki dildeştirler (aynı dili konuşurlar). Nice iki Türk de vardır ki birbirine yabancı gibidirler. Şu halde "mahremlik (yakınlık) dili" bambaşka bir dildir. Gönül birliği (gönüldaşlık) dil birliğinden daha iyidir. Gönülden sözsüz, işaretsiz, yazısız yüz binlerce tercüman zuhur eder." Hz. Mevlana (ks)

Ey Can...

Ey Can...   "Kazandıkça bölüşemiyorsan elini sorgula.   Konuştukça kırıcı oluyorsan dilini sorgula.   Yürüdükçe menzilden çıkıyorsan yolunu sorgula.   Ömür geçtikçe yerinde sayıyorsan gününü sorgula.   Sevildikçe  vefasızlaşıyorsan  gönlünü sorgula.   Hangi halde olursan ol sonunu sorgula..."   Hz. Mevlana ( ks )