Ana içeriğe atla

Kayıtlar

çocuk etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Nesline Kim Sahip Çıkar?

Müberrâ dinimiz İslâm, dünya ve ahirette insanın saadet üzere olması için hükümlerini şu beş esasa dayandırmıştır: • Dinin korunması, • Canın korunması, • Aklın korunması, • Neslin korunması, • Malın korunması. Bu beş esastan biri olan nesil, hem bugünümüz hem de yarınımızdır. Bu sebeple Fahr-i Kainat Efendimiz s.a.v. ve O’nun yolunu takip eden vârisleri gençlere büyük önem vermişlerdir. Neslin elinden tutmak, onları geleceğe hazırlamak en önemli hedeflerimizden biri olmalıdır. Çocuklarına sahip çıkmayan toplumlar bunun bedelini çok ağır bir şekilde, madden ve manen öderler. Hüccetü’l-İslâm İmam Gazâlî rh.a. gençliğe nasihat için yazdığı “Eyyühe’l-Veled” adlı eserinde şöyle buyuruyor: “Ey oğul! Eğer bir insanın ömrünün bir saati, yaratılma gayesi olan Hakk’ın rızasının dışında geçerse, o kimse bu bir saati için uzun süre hasret ve pişmanlık çekecektir.” Bu sözden ömür denen sermayenin ne denli önemli olduğunu ve bir saatinin bile gaflet içerisinde geçirilmemesi gerektiği...

Gençliğin Suçu Kimin Suçu?

"Zaman zaman günümüz gençliğinin düştüğü duruma hayret ediyor, belki de yadırgıyoruz. Oysa onlar içimizde yetiştiler, yetişiyorlar. Bu gençler kimimizin çocuğu, kimimizin kardeşi, kimimizin arkadaşı. O halde yadırganması gereken biri varsa o da toplum olarak bizleriz. Çünkü topladığımız meyve, diktiğimiz ağacın meyvesidir." Modern dünyanın dini arka plana iten, dünyacı, ben-merkezci ve hazcı kültürü özellikle gençlerimizin manevi hayatı üzerinde ciddi kırılmalara yol açmakta, onları başıboşluğa düşkün, şiddet ve şehvete meyilli, mutsuz, amaçsız birer insan haline dönüştürmektedir. Sürekli artan suçlar Suç istatistiklerine baktığımızda özellikle ülkemizde suçların yaklaşık yarısının, 25 yaş altındaki çocuk ve gençler tarafından işlendiği göze çarpıyor. Yine uyuşturucu madde kaçakçılığı yapan, uyuşturucu madde satan suçluların çoğunun 15-25 yaş aralığındaki gençler olduğu tespit edilmiş. Öte yandan yapılan farklı çalışmalarda gençlerin yaklaşık %10-15’inin önemli bir...

Bir Baba Olarak Kimi Örnek Aldım?

  Bir baba olarak, çocuklarımla ilişkimde onları hiçbir zaman ve hiçbir meselede "plastik bebek" olarak görmedim. "Siz bir kenarda durun, bir şeye karışmayın!" demedim. Tam tersine, kızımı da oğlumu da hayatın içine çekmeye çalıştım. Amacım, adam yerine konduklarını hissettirmekti... Dikkatimi çekiyordu çünkü... Bakıyordum, kızım veya oğlum en çok neye seviniyor, en çok ne zaman memnun oluyor? Ve anlardım ki çocuklarım, adam yerine konulduğunda çok seviniyor. Mesela kendi mesleğimden örnek vereyim. Gazeteci-yazar bir babaydım. Evin her tarafı kitaplarla doluydu. Bazen hanım kızardı, "Efendi, bunca kitabı nereye koyacağız? Üstelik tozlanıyor da!" "Aman hanım" derdim, "kitaplarıma laf etme; sigara getirsem daha mı iyi..." Tabii çocuklarım da kitapların, dergilerin içinde büyüdü. Yazdığım makaleleri ve kitapları evvela çocuklarıma okutur, onların fikrini alırdım. Bir roman yazmaya başlamıştım, yirmi sayfa kadar olunca... ...