Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Oruç etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

MUHARREM AYI VE ÂŞURA GÜNÜ (29/ Ağustos/ Cumartesi)

  "Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir. Âşura Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir. Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır. Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz. Bazı tef...

ORUÇ KALBİN NURUDUR

"Yazık sana! Sana ne fayda verir ki: Oruca başlıyorsun haramla, oruç bozuyorsun haramla! Bu mübarek gecelerde günahlar ile uyuyorsun! Yine yazık sana ki, halk arasında bulunduğun zaman riyakârlıkla ve bozgunculukla, oruç tutuyor görünüyorsun; fakat kendi başına kaldığında ise bir şeyler yiyor, sonra tekrar onların arasına katılıyor ve onlara: “Ben oruçluyum” diyorsun. Uzun günlere sövüyorsun, hakaretler yağdırıyorsun, yalan yeminlerle yemin ediyorsun! Pintilikle, hîleyle, gaspla insanların mallarını ele geçiriyorsun. Orucun sana fayda vermez. Sen oruçlu da sayılmazsın. Çünkü Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Nice oruçlu vardır ki, aç ve susuz kalmak dışında oruçtan elde ettiği bir şey yoktur. Ve nice ibadet eden vardır ki, ibadetinden kendisine yorgunluk ve uykusuzluktan başka bir şey kalmaz.” Abdülkadir Geylani Hazretleri - Cilau'l Hatır - 36. Sohbet

".... kendini affettirmeyene yazıklar olsun...”

Zaman çok hızlı akıyor. Daha dun gibi veda etmiştik ona.Hüzünle arkasından bakakalmıştı çoğumuz. Kim bilir kaç yıldır hep böyle oluyordu: Bizi arkasında, eli böğründe bırakıp gidiyordu. Camilerden, minarelerden bir çığlığa, bir içli ağlayışa dönüşen elvedalarla uğurluyordu konu. Bir daha gelir miydi, daha doğrusu bizimle bir daha buluşur muydu acaba? Ya da asıl dert ettiğimiz: Bizi bir daha bulur muydu? Derken, işte geldi yine, çok şükür. Bereketiyle, feyiz ve ruhaniyetiyle gölgesi üzerimize düştü yine. Şehrimize, sokak ve caddelerimize bir hareket ve heyecan geldi. Pazarlarımıza bolluk ve bereket getirdi.Kalplerimizde tarifi imkansız bir kıpırtı, evlerimizde tatlı bir telaş… Bundan dolayı hamd ve şükür etmeliyiz Cenab-ı Mevla’ya. Evet, Ramazan-ı şerif geldi yine. Bizi arındırmak, paklamak için bir fırsat daha verdi bize Yaradanımız.Günahlarımızdan pişman olmak, hatalarımızı tamir etmek, daha doğrusu kendimize çeki düzen vermek için bir yeni sayfa daha açtı önümüze. Af...

Allah'ın Ayı Muharrem

Muharrem Ayının Onuncu Günüydü Yüce Allah: “Ey arz! Suyunu yut! Ve ey gök! Yağmuru tut!..” buyurdu. “Su çekildi. İş de bitti, gemi Cudi’ye oturdu.” (Hud, 44)  Ardından, “Ey Nuh! Sana ve seninle beraber olan topluluklara bizden bir selamet ve bereketle gemiden in.” (Hud, 48) buyuruldu.  Muharrem ayının onuncu günüydü. Nuh a.s. bu günü oruç tutarak geçirdi. ...  Musa a.s. ve ümmeti denizin ortasında açılan yoldan geçerek Firavun’un zulmünden kurtuldu.  Muharrem ayının onuncu günüydü. Musa a.s. o gün oruç tuttu. ...  Bu sefer yolculuk denizde değil, karada idi. Allah Rasulü s.a.v. Mekke müşriklerinin zulmünden uzaklaşıp Medine’ye hicret etti. Müminler Medine tepelerinde toplanıp Allah Rasulü s.a.v.’i karşılama mutluluğuna erdiler.  Ve o gün Aşure günüydü. Yani Muharrem ayının onuncu günü. Rasul-i Ekrem s.a.v., o gün yahudilerin bayram ettiğini, oruç tuttuğunu farketti. Sebebini sahabiler anlattı:  - “Ey Allah’ın Rasulü! Yahudi ve Hristiyanlar bu ...

Bizleri de hoş et...

" Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer.. "  (Hadis: Buhari, Savm 4, Müslim, Sıyâm 166) 

Ramazan Paylaşmaktır

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur; "Bu ay sabır ayıdır. Sabrın karşılığı cennettir. Bu ay, yardımlaşma ayıdır. Bu ayda müminin rızkı artar. Kim bu ayda bir oruçluya iftar ettirirse, bir köle azat etmiş gibi sevap kazanır ve günahları affedilir."  (BEYHAKÎ, ŞUABU'L-İMAN, NR. 3608)

~Ramazan, Rahmet Ve Kurtuluş Ayıdır~

Mehmed Saki Erol  | Aralık 1999 |  BAŞYAZI Mübarek ve faziletli bir ayın, Kur’an ve Oruç ayının saadet gölgesi üzerimize düşmüş bulunuyor. Bu ay, Yüce Allah’ımızın insanlığa armağan ettiği şerefli kitabımız Kur’an-ı Kerim’i indirdiği aydır. O Kur’an-ı Kerim ki insanlığa şifa ve rahmet, medeniyetlere rehberdir. Zaman ve mekana örnektir. O Kur’an-ı Kerim ki müslümanların hayat nurudur. Gören gözü işiten kulağı ve çalışan kalbidir. Allahu Azimüşşan’dan bir bağış, Peygamber (A.S.) Efendimiz’den bir müjdedir. Evet, Kur’an-ı Kerim, tavsiye, emir ve yasaklarıyla gönülleri saadete, hakka ve hidayete kavuşturmak için bu ayda indirilmiştir. Böylesine mübarek bir başlangıca şahitlik eden bu ayın adı, Allah indinde Ramazan’dır. Ve Ramazan öyle bir aydır ki, içinde bin aya bedel bir gece olan Kadir gecesi saklıdır. Bir gün bir grup sahabi, Peygamber Efendimiz’e giderek “ya Rasulallah” diyorlar; “geçmiş tarihlerde uzun ömürlü ümmetlerden bir adam, Allah yolunda bin ay sav...