Ana içeriğe atla

Kayıtlar

imtihan etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Göz ve Haram

"Zamanın, şartların, zorlukların bir önemi yok; onu bunu suçlamak da anlamsız. Çünkü mümin her şart ve durumda mümindir. Hep imanının gereğini yapar; gözünü, kulağını, dilini haramdan korur...." İslâm’ın bütün emir ve yasakları, iki dünyada mutluluğun kazanılması içindir. Bu emir ve yasakların sahibi Allah’tır. Bunları bizleri düşünerek, bizim iyiliğimizi murad ederek koymuştur. Bu nedenle Allah’a isyan ederek, emirlerini çiğneyerek mutlu olmak mümkün değildir. Bunlardan bir kısmını yerine getirip bir kısmını da ihmal edemeyiz. Çünkü İslâm, akaidiyle, ibadetiyle ve ahlâkıyla bir bütündür. Nasıl ki namaz, oruç ve diğer ibadetler dinin bir parçasıysa, ahlâkî emirler de bir parçasıdır. Gıybet etmemek, yalan konuşmamak, helalinden rızık kazanmak gibi emir ve yasakların namaz emrinden hiç farkı yoktur. Sonuçta bunu isteyen Rabbimizdir ve Peygamber Efendimiz s.a.v. vasıtasıyla bizlere bildirmiştir. Bu yüzden namaz kılarak ama aynı zamanda gıybet, yalan, hilekârlık yaparak i...

İmtihanlar diyarında dua ve sabırla yürümek...

  Dünya… Türlü çilelerle insan neslinin sınandığı en zorlu mekan… Belki de ona imtihanlar diyarı demeliyim. Çünkü burada yaşanan musibet ve belalar, muson yağmurları kadar etkili olur. Bazen öyle yağar ki etraf sele döner; hem de her önüne geleni götürecek kadar azgın bir sele… Dedik ya; burası imtihanlar diyarı. Herkes farklı şekillerde imtihan oluyor. Her âdemin farklı çilesi var bu diyarda. Kimi açlık, kimi korku, kimi malı veya canıyla imtihan ediliyor. Rabbimiz bu gerçeği; “Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz”[1] diye teyit etmektedir. Hele hele mü’min iseniz, yani inanıyorsanız bu musibetler size öz anneden kardeş gibidirler. Yanınızdan asla ayrılmaz, sizinle uyur sizinle uyanırlar. Çünkü mü’min olmak, diğer bir ifadeyle cennete talip olmak türlü sıkıntı ve çileyi peşinen kabullenmek anlamına gelir. Çünkü Allah müminlerin, canlarını ve mallarını, cennet karşılığında satın almış[2] ve buyurmuştur...