Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Efendim (sav) etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Peygamber Efendimiz'den (sav) karantina tavsiyesi

Merhum Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hoca Hadis Sohbetlerinde, Peygamber Efendimiz'in (S.A.V) salgın hastalıklara karşı olan bakış açısından bahsetmiş. İşte Merhum Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hoca'nın o sohbeti: Hz. Âişe valimizden rivayet edilmiş bir hadîs-i şerîf.Tayâlisî'nin kaydettiğine göre Efendimiz şöyle buyurmuş: "Benim ümmetim ancak ta'n ve taun ile helâk olur, başka bir şeyle helâk olmaz." Bunlar salgın hastalıklar."Ümmet-i Muhammed'in en çok helâkinin, toptan kırılmasının sebebi salgın hastalıklar olacak."Umumiyetle Ümmet-i Muhammed'in helâki böyle oluyor. "Benim ümmetim ancak ta'n ve taun hastalıkları ile fâni olur, fena bulur yani kırılırlar. "Bu hastalık da, develerin ayaklarında çıkan 'deve guddesi' gibi bir şiştir, iltihaptır, öyle olur, ondan sonra vefat ederler." Peygamber Efendimiz, bu hastalığın tarifini böyle yapıyor. Artık doktorlar bunun şimdi hangi hastalığa delalet ettiğini düşünsünler,...

Efendim Hoşgeldin

Biz Sen'i görmeden sevdik Ya Resulallah....  Hamd olsun sevdirene bu sevgiyi nasip edene 

MİRAÇ KANDİLİ

Miraç kelime anlamı olarak, “yukarı çıkmak, yükselmek” anlamına gelir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) göğe yükselerek Cenab-ı Mevla’nın huzuruna kabul edildiği geceye Miraç Gecesi denmiştir. Birçok ilahi sırrı, hikmet ve bereketi bünyesinde barındıran bu gece İsra suresinin ilk ayetinde şöyle ifade edilmektedir: “Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir.” (İsra, 1) İsra ve Miraç olayı Yüce Allah’ın sevgili peygamberine bir mükafatı ve ilahi bir mucizesidir. Çektiği bütün sıkıntıları, içine düştüğü üzüntüleri, zorlukları ve yorgunlukları, hatta kendisine vahyedilenleri tebliğ ederken ve davetini yayarken karşılaştığı zorlukları unutturacak bir hediyedir. Nitekim Rasulullah (s.a.v) Mekke’de insanlara hakkı tebliğ etmesinden dolayı müşrikler tarafından çeşitli eziyetlere maruz bırakılmıştı. Kendis...

Ya Hayır Söyle Ya da Sus

Söz mü Sükût mu? Ensar’ın ileri gelenlerinden Muaz b. Cebel r.a anlatıyor: “Bir gün Efendimiz s.a.v.’e; – Ya Rasulallah! Dilimizin konuştuklarıyla hesaba çekilecek miyiz, diye sordum. Allah Rasulü s.a.v.: – Hayret sana Ya Muaz! İnsanları yüz üstü cehenneme sürükleyen dilleriyle kazandıklarından başkası mıdır? Sükût edersen selamet bulursun. Konuştuğun zaman ise sözün ya lehinedir ya da aleyhinedir.’ buyurdu.” (Tirmizî, İman, 8) Semerkand Dergisi / Hal Dili

Allah'ın Ayı Muharrem

Muharrem Ayının Onuncu Günüydü Yüce Allah: “Ey arz! Suyunu yut! Ve ey gök! Yağmuru tut!..” buyurdu. “Su çekildi. İş de bitti, gemi Cudi’ye oturdu.” (Hud, 44)  Ardından, “Ey Nuh! Sana ve seninle beraber olan topluluklara bizden bir selamet ve bereketle gemiden in.” (Hud, 48) buyuruldu.  Muharrem ayının onuncu günüydü. Nuh a.s. bu günü oruç tutarak geçirdi. ...  Musa a.s. ve ümmeti denizin ortasında açılan yoldan geçerek Firavun’un zulmünden kurtuldu.  Muharrem ayının onuncu günüydü. Musa a.s. o gün oruç tuttu. ...  Bu sefer yolculuk denizde değil, karada idi. Allah Rasulü s.a.v. Mekke müşriklerinin zulmünden uzaklaşıp Medine’ye hicret etti. Müminler Medine tepelerinde toplanıp Allah Rasulü s.a.v.’i karşılama mutluluğuna erdiler.  Ve o gün Aşure günüydü. Yani Muharrem ayının onuncu günü. Rasul-i Ekrem s.a.v., o gün yahudilerin bayram ettiğini, oruç tuttuğunu farketti. Sebebini sahabiler anlattı:  - “Ey Allah’ın Rasulü! Yahudi ve Hristiyanlar bu ...

ENES BİN MALİK

Efendimiz (s.a.v) Medine'ye hicret ettiği zaman herkes onun bir ihtiyacını karşılamak ve ona hediye vermek için yarışıyordu.Ümmü Süleym Annemiz'in ise verebilecek değerli bir hediyesi yoktu ve bu yüzden çok üzülüyordu. "Allah Rasulü'ne (s.a.v) çok güzel bir hediye vermeliyim" diyerek sahip olduğu en değerli şeyi, yani küçük oğlu Enes'i kolundan tuttuğu gibi doğruca Efendimiz' in (s.a.v) yanina koştu ve  -"Ey, Allah'ın elçisi, Medine'de sana hediye veremeyen bir ben kaldım. Benim de şu oğlumdan başka değerli bir şeyim yok. Lütfen onu kabul buyur, size hizmet etsin" dedi. Efendimiz bu içten ricayı kırmadı ve kabul etti. Böylece ilerde büyük bir muhaddis ve alim olacak olan  "Enes bin Malik"  için yeni bir hayat başlamış oldu.

Ne Büyük Müjde

"Peygamberler, ümmetleri için atiyyedir. Fakat Resulullah (SAV) Efendimiz hediyedir. Hediye ile atiyye arasında fark vardır. Atiyye muhtaçlara, hediye ise sevilenlere verilir.''  (Ebul abbas mürsi k.s)