Ana içeriğe atla

Kayıtlar

gönül etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sözsüz konuşabilmek güzel şey olsa gerektir..

"Aynı dili konuşmak, akrabalık ve bağlılıktır. İnsan, yabancılarla kalırsa mahpusa benzer. Nice Hintli, nice Türk vardır ki dildeştirler (aynı dili konuşurlar). Nice iki Türk de vardır ki birbirine yabancı gibidirler. Şu halde "mahremlik (yakınlık) dili" bambaşka bir dildir. Gönül birliği (gönüldaşlık) dil birliğinden daha iyidir. Gönülden sözsüz, işaretsiz, yazısız yüz binlerce tercüman zuhur eder." Hz. Mevlana (ks)

Osmanlıcam Özüm

Allah(cc) internette ki Osmanlıca paylaşım sayfalarından daha doğrusu sahiplerinden razı hoşnut olsun...Osmanlıca Kurslarına ön ayak olan Hayrat Vakfından da ha keza....Sadece 1. kuru bitirmeme rağmen çok zevkli ve kolay olan Osmanlıcamı sayfalarda ki paylaşımları okuyarak hem ilerletiyorum hem alıştırma yapmış oluyorum...Sizler için ara ara yayınlayacağım Osmanlıca paylaşımlarımdan ilkini Türkçe Okunuşu ile   birlikte yayınlıyorum....  Türkçe Okunuşu:  Minareden düşenin parçası bulunur da; Gönülden düşenin parçası bulunmaz...! 

~Gönlümü Bağladım Gönlüne~

~Gönlümü Bağladım Gönlüne~  Bir tebessümle nice gönülleri alırken, bir sözle nicesinin gönlünü kırarız. Kimini gönlümüzden çıkarırken, bazısıyla gönül birliği kurarız. Bir de gönül verdiklerimiz vardır ki ya nimettir bize ya bela. Ondandır belki de “Kalbin hacmini kapladığı muhabbetler belirler” denmesi. Zira ahlakımızı yükseltmeyen gönül işleri beladan sayılır; kalbimizi bulandırır, dara düşürür. Lakin gönül erleri diye vasfedilenler böyle değildir, her gönle düşüşleri, kalpte yer edişleri terbiye eder, kemale erdirir. Tıpkı bir türküde söze döküldüğü gibi “Bütün mürşitlerin tarif ettiği/ Sadıkların menziline yettiği / Enbiyanın, evliyanın gittiği / İzde ben bir insan olmaya geldim” dedirtir, yolu gösterir, yolda iz sürdürür... Semerkand Aile Dergisi
~Gönlümü bağladım gönlüne~ Bir tebessümle nice gönülleri alırken, bir sözle nicesinin gönlünü kırarız. Kimini gönlümüzden çıkarırken, bazısıyla gönül birliği kurarız. Bir de gönül verdiklerimiz vardır ki ya nimettir bize ya bela. Ondandır belki de “Kalbin hacmini kapladığı muhabbetler belirler” denmesi. Zira ahlakımızı yükseltmeyen gönül işleri beladan sayılır; kalbimizi bulandırır, dara düşürür. Lakin gönül erleri diye vasfedilenler böyle değildir, her gönle düşüşleri, kalpte yer edişleri terbiye eder, kemale erdirir. Tıpkı bir türküde söze döküldüğü gibi “Bütün mürşitlerin tarif ettiği/ Sadıkların menziline yettiği / Enbiyanın, evliyanın gittiği / İzde ben bir insan olmaya geldim” dedirtir, yolu gösterir, yolda iz sürdürür...Semerkand Aile