Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Menzil etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Alimin Ölümü, Alemin Ölümüdür...

"Gökten inen dört kitabı, günde bin kez okur isen... Erenlere münkir isen, didar ırak senden bana..." Yunus Emre Hz.(k.s) "Görmemiştir kimseler cânın tenden gittiğin...  Ben gözümle gördüm işte, şu giden cânım benim.."

"Padişah-ı alem olmak bir kuru kavga imiş, Bir veliye bende olmak cümleden a’la imiş..."

 "O dem ki bu cihandan bir Sultan gitti,  Sevindi ahiret amma bu cihandan safa gitti..." Ahmed b. Hanbel buyuruyor; "Bidat ehline söyleyin: Bizimle sizin aranızda nasıl bir fark olduğu cenazelerimizde belli olacaktır." "Kırk beldeden kırk nakışçı gelse bizdeki hasret ve hüznün söküğünü bu saatten sonra dikemez..." 12 Temmuz 2023 Çarşamba / 14:10 Mütevazilere muhabbeti bol olan, itimadımız, dayanağımız, delilimiz, gözümüzün nuru, kalbimizin süruru, efendimiz Gavsımız kuddise sirruhu hazretleri dar-ı bekaya irtihal etmiştir. Rabbim makamını ali, mekanını cennet etsin bizleri şefaatlerinden mahrum bırakmasın.... 

28/05/2023 Pazar günü yine Cumhur İttifakını Destekliyoruz ....

 Nakşibendi tarikatına bağlı Semerkand Vakfı, Beşir Derneği, GENÇKON ve TÜMSİAD, 2023 genel seçimlerinde Cumhur İttifakı’nı destekleyeceklerini açıkladı. Açıklamada,   “N et hedeflerin hızlıca ve kararlılıkla hayata geçirilebilmesi adına geçtiğimiz kritik dönemin tecrübesini önemsiyoruz. Bu vesileyle hem Cumhurbaşkanlığı hem de Milletvekili Genel Seçimleri’nde Cumhur İttifakı’nı destekliyoruz”   denildi. Nakşibendi tarikatına bağlı Semerkand Vakfı, Beşir Derneği, Gençlik Eğitim ve Kültür Konfederasyonu (GENÇKON) ve Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD), yazılı açıklamayla, 2023 genel seçimlerinde AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığını destekleyeceğini duyurdu. Açıklamada, Kahramanmaraş merkezli depremlerde ve sel baskınında hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dilendi, " Ecdadımızdan aldığımız kadim manevi mirasımız bize daima birlik ve beraberlik içinde olmayı, vatanımızın kıymetini bilmeyi öğütler. Ne büyük bir saadettir ki t...

Mükellefiyetlerimiz

"Müslümanlar olarak yıllardır siyasetle yönetiliyoruz ancak siyaseti bir türlü öğrenemedik. Ey Müslüman! Şunu bil ki, SİYASET YAPMAYI ÖĞRENMEDİĞİN SÜRECE  meydan ayyaşa, arsıza, hırsıza, teröriste ve sahtekâra kalacak..."

Maneviyat Fakirlerine de Merhamet

Kendisine iyilik yapılacak fakirlerden birisi de edepten yoksun olan kimsedir. Edebi olmayan insan ne kadar fakir ve düşkündür! İnsanı insan yapan, ona gerçek değerini veren edeptir. Gönlünde insanlara verebileceği bir sevgisi bile olmayan kimse de fakir ve yalnızdır. Kimseyi sevemeyen insan, kimse tarafından da sevilmez. Bu dünyada sevgi olmadan sefa da olmaz. Güzel ahlâk, iffet, edeb, sabır, vefa, müsamaha ve sevgi gibi manevi cevherlerini kaybetmiş bir insan, insanlığın en fakir ferdi olup yardıma muhtaçtır. Manen zengin müminlerin bir görevi de bu tür insanların ihtiyaçlarını gidermektir. Böyle insanı ihya etmek için ne yapılsa, ne kadar masraf edilse, ne kadar vakıf kurulsa, okul açılsa, seferber olunsa, gözyaşları aksa, hayır dualar edilip manen ölmüş kalbin üzerine ilahî rahmet çekilse değer. Hedefi iman ve edeple insanı ihya etmek olmayan bütün kurum ve kuruluşlar kusur içindedir, insanlık adına suçludur ve Allah katında sorumludur. Semerkand Dergisi / 136. Sayı...

Buyurmaz mısınız O Enfes Sofraya...

"Bu zamanın imtihanı, haramların şirin hale gelmesidir." "Baştaki göz görmeyince insan alemleri gördüğünden ibaret sanıyor. Bu bir hatadır. Allah'ın sure ve ayetleri ilk indiği günkü sıcaklık ve tazeliktedir. Ortada enfes bir sofra var. Yetişen alıyor.Almak için, bu işleri bilen birinin peşine takılmak gerekiyor.Tasavvuf bir terbiye okulu ve cemiyetidir.Terbiye olan sofraya buyur ediliyor...."

Terbiye İçin Açık Adres :)

Yahya b. Muaz k.s. şöyle diyor:  “Her kim nefsini terbiye ederek yüce Allah’a yaklaşırsa, Hak Tealâ onu nefsinin şerrinden ve diğer kötülüklerden muhafaza eder. Bu hale ulaşmak ise ancak nefsinin isteklerini bertaraf etmekle, nefsin hoşuna gitmeyen (ibadet ve taat vb.) şeyleri ona yaptırmakla mümkündür. Zira nefs Hakk’ı sevmez ve onunla ülfet etmez.” Semerkand Dergisi / Hal Dili

Gönlü Allah’a Adamak

Bir defasında Cüneyd-i Bağdadî k.s. hazretlerine: –Sadece Allah’a yönelmenin, gönlü O’na adamanın yolu nedir, diye soruldu. Hazret: –Günah işlemekte ısrar etmeyi gideren bir tövbe, ibadetleri ertelemeyi yok eden bir Allah korkusu, salih amelleri işlemeye yöneltecek bir ümit, devamlı Allah’ı zikretmek, kendini ölüme yakın, emellerine ulaşmayı uzak kabul ederek nefse muhalefet etmektir, cevabını verdi. Bunun üzerine: –Peki, kul bu hale nasıl ulaşır, diye soruldu. Bu defa: –Saf, tevhid dolu bir kalple, buyurdu. Uyûbü’n-Nefs/ Menzil.Net

~Gönlümü Bağladım Gönlüne~

~Gönlümü Bağladım Gönlüne~  Bir tebessümle nice gönülleri alırken, bir sözle nicesinin gönlünü kırarız. Kimini gönlümüzden çıkarırken, bazısıyla gönül birliği kurarız. Bir de gönül verdiklerimiz vardır ki ya nimettir bize ya bela. Ondandır belki de “Kalbin hacmini kapladığı muhabbetler belirler” denmesi. Zira ahlakımızı yükseltmeyen gönül işleri beladan sayılır; kalbimizi bulandırır, dara düşürür. Lakin gönül erleri diye vasfedilenler böyle değildir, her gönle düşüşleri, kalpte yer edişleri terbiye eder, kemale erdirir. Tıpkı bir türküde söze döküldüğü gibi “Bütün mürşitlerin tarif ettiği/ Sadıkların menziline yettiği / Enbiyanın, evliyanın gittiği / İzde ben bir insan olmaya geldim” dedirtir, yolu gösterir, yolda iz sürdürür... Semerkand Aile Dergisi

~Mürşid Terbiyesine Girmedeki Gaye~

  İmam Rabbânî (k.s) (1034/1625), bir mürşid terbiyesine girmenin hedefini kısaca şöyle belirtmiştir: “Bir mürşid terbiyesine girmekten maksat; hakiki imana ulaşıp, ilâhî emir ve hükümleri muhabbetle uygulamaktır.” “Fenâ ve bekâ hallerinin elde edilmesinden asıl gâye “yakîn” hâlinin hâsıl olmasıdır. Bundan başka bir şey düşünmek (Mesela, ALLAH’ın kendisine hulûl edip bedenine girdiğini yahut kendisinin ALLAH’ın zatında kaybolduğunu, veyâ ibadetlerin kendisinden düştüğü bir makama ulaştığını söylemek) dinden çıkmaktır.” “Asıl maksat, aşk ve muhabbet değil, kulluktur. Aşk, cezbe ve muhabbet güzel kulluk içindir. Velayet mertebelerinin en sonu kulluk makamıdır. Ondan daha üstün bir makâm yoktur.” “Tarikat ve hakikat menzillerini aşıp geçmekten maksat, rızâ makâmı için gerekli olan ihlasın elde edilmesidir, başka şey değildir!” Büyük veli Ebû Talib el-Mekkî (k.s) demiştir ki: “Kalbinde ALLAH’tan başka bir muradın kalmaması için cehd ve gayret et. Bu murat sende...

~ YALNIZ SENİN İÇİN RABBİM ~

Söze gönül ile başlayalım, Her kelimede dönüp bir bakalım kalbimize. Yola gönül ile başlayalım, Her adımda dönüp bir soralım kalbimize. Senin için Rabbim. Kelâm senin için, yol sana gider. Şair kime söyler, yolcu kime gider? Her zerrede maksut sensin. İnsanın maksudu kim? Sen kalbime bakarsın. Kalbim kime bakar, neye meyleder? Kalp ile başlamaktır niyet. Kalbi Kâbe kılmaktır. Allah için mi? Din, Allah için sevmek, Allah için kızmaktı. Böyle dedi Allah Rasulü s.a.v.. Sahabilerden Ebu İdris el-Havlânî r.a. bir gün Şam mescidine gitmişti. Orada bir genç gördü ki, dişleri parlıyor, yüzü gülümsüyor ve çevresinde kalabalık bir cemaat toplanıyor. Cemaat herhangi bir konuda ihtilafa düştüğü zaman ona danışıyor, onun görüşünü alıyorlardı. Gencin kim olduğunu sordu. Muaz b. Cebel'dir, denildi. Ebu İdris r.a. ertesi gün erkenden mescide gitti. O genci mescitte namaz kılar vaziyette buldu. Namazını bitirinceye kadar bekledi. Sonra karşısına geçip selam...

~Mürşidden Maksat~

“Kendinden (bütün nefsî arzularından) kurtulup da bir zindenin (mürşid-i kâmilin) gönlüne ülfet peydâ eden kimselere ne mutlu!” Hz. Mevlânâ Tasavvuf ve tarikat “ruhanî bir talimdir”. Aynı manaya gelen bu iki kelime, insanın manevî dünyasını yoğurur. Beden, yani madde belli, herkes tarafından biliniyor. Maneviyat ise o kadar belli değil. Ruh, bizim maneviyatımızdır. Fakat onun hakkında yeterli bilgimiz yoktur. Tarikatın özü, zikirden zevk almaktır. Tarikata giren insana denebilir ki, “Salavat çek, tövbe istiğfar ve zikirle meşgul ol.” Aynı şeyi, yani aynı zikri iki kişi yapar; birine yaptığı zikirden bıkkınlık gelir, diğeri şevk ve heyecan içinde zikre devam eder. Zikri herkes çekebilir amma, zevk alma meselesi başkadır. Adamın işi yorucudur. Eve geldiğinde yorgundur. Açtır. Uykusuzdur. Yatsı namazından sonra abdestini alır, kıbleye döner, namazda oturur gibi oturur. ‘Allah’ demeye başlar. Yorgunluğunu, açlığını, uykusuzluğunu unutur. Zikirle meşgul olur. Bu hali yakalamaya ç...

Aşk-ı Hakîkî

Muhabbet ettiğiniz ne varsa helâk olacak. Allah için sevdiğiniz ne varsa müstesna...    İNSAN BİR bahar çiçeğini sever. Nâzenin, san'atlı, güzel mi güzel, rengi gözünü, zerâfeti kalbini, letâfeti ruhunu okşayan bir çiçeği. Ve bu çiçek çok geçmeden soluverir. Sevilen her bir şeyden ayrılığın acısı gibi bu ölümle de kalbine bir ağırlık çöküverir. Sonra o çiçek gibi her baharda yeryüzüne gelip, kısa bir süre görünerek giden sayısız çiçekler düşer zihnine. Bu müthiş ve dâimi faaliyet içindeki mevt ve zeval levhaları ona çok hazin görünür. Bu durum rikkatine çok dokunur ve herhalde onu ağlatır. Bu dünyada kısa bir zaman kalarak giden bu kadar bitkicik ve hayvancıklara, bütün bu güzel zihayat mahluklara yazık değil mi? diye sorgular. Ve o anda, kalbini yakagelen bu sorgulamanın altındaki ruhunun derin feryadını hisseder. Bu âkibete uğrayan hayatı, ölümden beter bir azap görür. Bunlar mâdem ölecekler, neden bu kadar çok güzel, sevimli ve san'atlı yapılmışlar?, Bu kıs...

"Niyet Hizmettir ; Hizmet Nimettir..."

"Siz niyetinizi Allah(cc) için güzel yapın. Her işiniz güzel olur... Kulun güzel niyetini Allah(cc) bilsin yeter..." Gavs-ı Sani (ks) Belki bir gülümsemeyle başlar, hizmetin yolculuğu, kim bilir... Kapısını çarpıp çıkmış gönlü kırık bir rûha rüzgar olur; nefes olur, yüzüne dokunur o tebessüm... Bir adres sorana verilen saygılı bir cevaptır belki de, gönle işlenir gidilecek yer böylece... Zannederiz ki, Allâh'ın yolunda hizmetin çeşitleri bellidir ve zannederiz ki, hizmet yolunda kariyer gerekir. Unutur gideriz, fark etmeyiz, bir annenin diplomasız pişirdiği yemektir hizmet... Bir babanın evine ekmek götürme arzusudur kalbindeki... Evlâdın attığı adımdır okula giden, çözdüğü sorudur hizmet... Zaman gelir, her biri yerini bulur elbet... Rabbiyle şah damarından daha yakın bir muhabbete benzer bu kapının yürekteki varlığı... Ağza atılan lokma, niyetine göre değişir zevk ü sefâ da olur, cevr u cefâ da... Gönle düşen o sihirli kelime var ya, işte...