Ana içeriğe atla

Kayıtlar

huzur etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Cumamız Mübarek Olsun...

" Ey inananlar! Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman Allah'ı anmaya koşun; alım satımı bırakın; bilseniz, bu sizin için daha iyidir. Namaz bitince yeryüzüne yayılın; Allah'ın lütfundan rızık isteyin; Allah'ı çok anın ki saadete erişesiniz. " (Cum'a Sûresi 9-10) İnternetin seçkin Osmanlıca sayfalarından biri olan   https://www.facebook.com/osmanlicaokuyorumveyaziyorum?fref=ts sayfasından alıntı... Malesef anında Osmanlıca sayfalarının da maksad dışında faaliyet gösterenleri türedi...Dünyalık nefsani işlere hizmet eden Osmanlıca sayfalarına dikkat...Mümin akıllı feraset sahibidir... :) 

Hayırlı Geceler...

"Her insan huzur verir...Kimi gelince, kimi gidince..."  Her halükarda huzur veren herkese teşekkürler.. . 

~Her Zorluğun Sonunda Bir Kolaylık Var ~

Yüce Yaratıcımız şer gibi görünen nice işlerin içinde pek çok hayır saklamıştır. Yaşanan herhangi bir sorun karşısında acele ile isyan etmeyip, işin sonu beklenirse bu hayırlar açığa çıkar. Asıl şer, sonu kötü biten ve insanı ebedi azaba iten iştir. Doktor, hastasını kurtarmak için ameliyat ederken ona eziyet verebilir. Ancak hasta şifaya kavuştuğu zaman sevinir, şükreder. Bu misalde olduğu gibi, sonu rahmete çıkan bir şeye kötü denmez. Dünya hayatında insanın başına şu dört durumdan herhangi birisi gelebilir: Nimet, mihnet, musibet, masiyet. Başına ne gelirse gelsin, her olayın sonunu hayra ve iyiliğe çevirmek insanın elindedir. Şöyle ki, nimete ulaşınca şükretmelidir. Mihnet ve sıkıntıya düşünce sabretmelidir. Masiyeti yani günahı tövbe ve istiğfar ile temizlemelidir. Bunları yapan kul, her durumda Allah’a yaklaşmış ve başına gelen her şeyden hayırlı bir sonuç almış olur. Aksi halde, acı tatlı her şey zarar ve musibete dönüşür.  Aslında sıhhat gibi, hastalık da kulun...

Kim Neyi Arıyorsa,O Kişi Odur...

" ALLAH diyeni ALLAH zayi etmez. O'na teslim olan selamet bulur. ALLAH'a güvenen özel yardım görür, yalnız bırakılmaz..."  Bir insanın boğulduğu su, eni boyu, derinliği ne olursa olsun, onun için bir okyanustur. Hadiselerin de hepsi böyledir. Bir hadisede yaralanan yahut ölen, bir bakıma dünya harbini görmüş olur. Hadiselerin üzerine çıkabilmek ve onları kendimizden ayrı düşünmek, doğru karar verebilmemizde en mühim esastır. Bunun için başkasının derdine derman bulabiliriz amma kendi derdimize derman olamayız. Bu demektir ki, derdi çarşaf gibi başımıza geçirmişiz ki, etrafımızı göremiyoruz... Bir şarkı vardır, Kenarlarda köşelerde Kadehlerde şişelerde Ben kalbimden başka yerde İnan seni bulamadım... Bütün şarkı ve türkülerden gelen feryatlar iman-ı hakikiyi aramak içindir. Amma hata etmişler, Mevlâ diyecek yerde Leyla demişler. Mesela birisi şarkıda haykırıyor, "ararım seni her gün derdime yana yana." Onun aradığı bir eş değil, o ka...

Allah'ın Razı Olduğu Evlilik

    "Evliliğin mutluluğa dönüşmesi için,kalplerin uyuşması,anlaşması,kaynaşması gerekir.Kalpsiz mutluluk olmaz.Kalp kalbe karşı olmalı…Kalp kalbe kaybolmalı..Kalpler bir olmalı,iri olmalı,diri olmalı…Ölmüş kalpler taşıyan kalıplar, mutlu olabilir mi?‏ “Eşler birbirlerine hangi noktalarda tâbi olmalıdır?” İnsanlar hatasız olmazlar. Sevginin ise gözü kördür. Sevdiğimizi hatasız kabul ederiz. Oysa bu kabullenişle ona haksızlık etmiş oluruz. Çünkü bu kabulleniş, hata yaptığında affetmeyeceğimiz manasını taşır. Bu ise, ona karşı haksızlıktır. Öyleyse, sevdiğimizi hatasız kabul etmemeliyiz. Allah’ın affettiği ve affı tavsiye ettiği yerde biz ileri gider, hatasını anladığı ve özür dilediği halde onu mahkûm edersek ona zulmetmiş oluruz. İnsanları affetmesini bilmeliyiz ve affı çok sık uygulamalıyız. Bilhassa eşler birbirlerini çok sık affetmeliler. Birbirlerinin her hatasını yüzüne vurmamalılar, barış yolunu kapamamalılar. Birbirlerinin takvasını v...

Siz Kahvenin Tadını Alanlardan Mısınız?

Bir grup kariyer yolunda ilerleyen yeni mezun, eski universitelerindeki profesorlerini ziyaret icin biraraya gelirler. Sohbet, sonunda işin ve hayatin stresinden şikayetlenmeye döner. Misafirlerine kahve ikram etmek isteyen profesor mutfaga gider ve yaninda buyuk bir termos icinde kahve ve porselen, plastik, cam, kristal olmak uzere degişik tarzda ve ucuz gorunenden, pahali ve hatta cok ozel olanlarina kadar degişik kahve bardaklari ile gelir. Herkes bir bardak seçince, profesör söyle söyler: 'Farkettiyseniz, tum pahali gorunen bardaklar alindi ve geriye ucuz gorunumlu, sade bardaklar kaldi. Kendiniz icin en iyi olani istemeniz normal olsa da, bu sizin stresinizin ve problemlerinizin kaynagi aslinda. Emin olun ki, bardagin kendisi kahvenin kalitesine hic bir sey katmaz. Coğu zaman, sadece daha pahalidir ve hatta bazi durumlarda da içtigimizi saklar. Hepinizin aslinda istedigi kahveydi, bardak degil, ama bilincli olarak en iyi bardaklara yoneldiniz ve sonra birbirinizin barda...

Mevlana'dan...

Mutluyum!.. Çünkü yol yakınken dönüşlerim var… Huzuruma şaşırmayın!.. Çünkü yarı yolda duranlardan , koşar adım gitmişliğim var… Kızmayın aşktan caymışlığıma, Benim karşıdan tanımama gibi bir özrüm var… Gelsin hayat bildiği gibi, elinde ne varsa hayata dair. Ötesi hiç bir şey ya da vesair...Gerisi misafir... Hz. Mevlana (ks)