Ana içeriğe atla

Kayıtlar

ramazan etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ORUÇ KALBİN NURUDUR

"Yazık sana! Sana ne fayda verir ki: Oruca başlıyorsun haramla, oruç bozuyorsun haramla! Bu mübarek gecelerde günahlar ile uyuyorsun! Yine yazık sana ki, halk arasında bulunduğun zaman riyakârlıkla ve bozgunculukla, oruç tutuyor görünüyorsun; fakat kendi başına kaldığında ise bir şeyler yiyor, sonra tekrar onların arasına katılıyor ve onlara: “Ben oruçluyum” diyorsun. Uzun günlere sövüyorsun, hakaretler yağdırıyorsun, yalan yeminlerle yemin ediyorsun! Pintilikle, hîleyle, gaspla insanların mallarını ele geçiriyorsun. Orucun sana fayda vermez. Sen oruçlu da sayılmazsın. Çünkü Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Nice oruçlu vardır ki, aç ve susuz kalmak dışında oruçtan elde ettiği bir şey yoktur. Ve nice ibadet eden vardır ki, ibadetinden kendisine yorgunluk ve uykusuzluktan başka bir şey kalmaz.” Abdülkadir Geylani Hazretleri - Cilau'l Hatır - 36. Sohbet

".... kendini affettirmeyene yazıklar olsun...”

Zaman çok hızlı akıyor. Daha dun gibi veda etmiştik ona.Hüzünle arkasından bakakalmıştı çoğumuz. Kim bilir kaç yıldır hep böyle oluyordu: Bizi arkasında, eli böğründe bırakıp gidiyordu. Camilerden, minarelerden bir çığlığa, bir içli ağlayışa dönüşen elvedalarla uğurluyordu konu. Bir daha gelir miydi, daha doğrusu bizimle bir daha buluşur muydu acaba? Ya da asıl dert ettiğimiz: Bizi bir daha bulur muydu? Derken, işte geldi yine, çok şükür. Bereketiyle, feyiz ve ruhaniyetiyle gölgesi üzerimize düştü yine. Şehrimize, sokak ve caddelerimize bir hareket ve heyecan geldi. Pazarlarımıza bolluk ve bereket getirdi.Kalplerimizde tarifi imkansız bir kıpırtı, evlerimizde tatlı bir telaş… Bundan dolayı hamd ve şükür etmeliyiz Cenab-ı Mevla’ya. Evet, Ramazan-ı şerif geldi yine. Bizi arındırmak, paklamak için bir fırsat daha verdi bize Yaradanımız.Günahlarımızdan pişman olmak, hatalarımızı tamir etmek, daha doğrusu kendimize çeki düzen vermek için bir yeni sayfa daha açtı önümüze. Af...

Zamanın Farkında Olmak: Üç Aylar

Zaman Nimeti Efendimiz s.a.v. zamanın önemini belirtirken, “İnsanların en çok gaflet içinde olduğu nimet” (Buharî, Rikak, 1) ifadesini kullanmıştır. Bu hadis-i şerif bizlere zamanın ne büyük bir ihsan olduğunu hatırlatırken, kıymeti bilinmediğinde geri dönülmez şekilde heba olup gideceğini vurgulamaktadır. Zamanın farkına olmak, onu ebedi hayat için sermaye yapmak tüm müminler için sorumluluktur. Ne var ki bazen bu sorumluluğumuzu unutup, dünya gailelerine ya da fani zevklere aldanıp vakitlerimizi heba edebiliyoruz. Bu halden kurtulmak, kendimize gelip özümüze dönmek için bir uyanışa, hatırlayışa, silkelenmeye ihtiyaç duyuyoruz. Bir fırsat ya da vesile bulup, yanlışlarımızdan dönmeyi, yüzümüzü ebediyet ufuklarına çevirmeyi arzuluyoruz. İşte böyle bir başlangıç için Yüce Mevlâ bizlere bazı kutlu zamanlar bahşetmiştir. Kulluk şuurumuzu yeniden hatırlamak, Rabbimize yönelmek için özel ve seçilmiş vakitler… Zamanı yaratan ve ona hükmeden Allah’a hamdolsun, bizleri yeniden bu kıymet...

Noel - Yılbaşı - Yeniyıl

Hıristiyan dünyası yanında, dünyanın oldukça büyük bir kısmı "yeni bir yıla" girmenin heyecanını yaşıyor. Dikkat edilecek olursa Müslümanlar için anlamlı zaman dilimlerinin hiçbirisinde, seküler ya da gayrimüslim dünyanın "kutlama"larına benzer bir ritüel yoktur. Biz, bizim için anlamlı olan kandiller, üç aylar, Ramazan ve Kurban bayramları gibi zaman dilimlerinde eğlence düzenlemeyiz. Bu ve benzeri zaman dilimleri bizim için birer arınma, tevbe-istiğfar, hamd-şükür, tebrikleşme ve bereket umma mevsimleridir. Yılbaşı kutlamaları adı altında düzenlenen şenliklerin, bize ait olmayan, dolayısıyla dünyamıza girmesine izin vermememiz gereken birer ma'siyet ritüeli olduğunu hatırdan çıkarmamak gerektiğini tekrarlamaya lüzum görmüyorum. Hıristiyan kültürün temel simgelerinden biri olan "Noel baba" mitolojisinin dünyaya "Hz. İsa (a.s)'ın doğum yıldönümünü anma"dan daha öte ve farklı şeyler taşıdığı aşikâr. Hıristiyan dünya -esasında bu ta...

Allah'ın Ayı Muharrem

Muharrem Ayının Onuncu Günüydü Yüce Allah: “Ey arz! Suyunu yut! Ve ey gök! Yağmuru tut!..” buyurdu. “Su çekildi. İş de bitti, gemi Cudi’ye oturdu.” (Hud, 44)  Ardından, “Ey Nuh! Sana ve seninle beraber olan topluluklara bizden bir selamet ve bereketle gemiden in.” (Hud, 48) buyuruldu.  Muharrem ayının onuncu günüydü. Nuh a.s. bu günü oruç tutarak geçirdi. ...  Musa a.s. ve ümmeti denizin ortasında açılan yoldan geçerek Firavun’un zulmünden kurtuldu.  Muharrem ayının onuncu günüydü. Musa a.s. o gün oruç tuttu. ...  Bu sefer yolculuk denizde değil, karada idi. Allah Rasulü s.a.v. Mekke müşriklerinin zulmünden uzaklaşıp Medine’ye hicret etti. Müminler Medine tepelerinde toplanıp Allah Rasulü s.a.v.’i karşılama mutluluğuna erdiler.  Ve o gün Aşure günüydü. Yani Muharrem ayının onuncu günü. Rasul-i Ekrem s.a.v., o gün yahudilerin bayram ettiğini, oruç tuttuğunu farketti. Sebebini sahabiler anlattı:  - “Ey Allah’ın Rasulü! Yahudi ve Hristiyanlar bu ...

Üç Aylara Girerken - Kürşat Salih YAMAN

İslâm dünyasının her şeye rağmen manevi lezzeti kana kana yudumladığı zaman dilimleri vardır ki, bunların en başında Üç Aylar gelir. İçerisine kutlu kandil gecelerinin serpiştirildiği mübarek Recep, Şaban ve Ramazan ayları. Ve hamd olsun, güzeller güzeli o üç ay yine, bir kez daha doğmak üzeredir.   Sevgili Peygamberimiz s.a.v.'in mübarek dualarıyla şereflenmiş olan Recep, Şaban ve Ramazan ayları, İslâm ümmetinin bir nebze olsun kendini bulduğu, manevi inşanın daha bir ivme kazandığı mümtaz vakitlerdir. Zira bu aylarda coşan ilâhi rahmet ve feyz deryası, müminlerin gönüllerini huzur ve sükûna gark eder. Yediden yetmişe bütün müslümanları kuşatan, kucaklayan ruhanî hava bütün toplumu arındırır, adeta bütün sene boyunca biriken kiri üzerinden silkeler, temizler.  Ayrıca bu aylarda yapılan ibadet ve taat apayrı bir lezzet verir ruh dünyamıza. Şerefelerden yankılanan ezanlardan evimizde pişen yemeğe kadar, her şey daha bir farklıdır sanki.  Efendimiz s.a.v.'in ...

Bizleri de hoş et...

" Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer.. "  (Hadis: Buhari, Savm 4, Müslim, Sıyâm 166) 

~Sevap Ayı Ramazan~

Ramazan ayında ailenizin nafakasını geniş tutunuz! Bu ayda yapılan harcama, Allah yolunda yapılan harcama gibi sevaptır." (Hadis-i Şerif ,İbni Ebiddünya 9)

Ramazan Paylaşmaktır

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur; "Bu ay sabır ayıdır. Sabrın karşılığı cennettir. Bu ay, yardımlaşma ayıdır. Bu ayda müminin rızkı artar. Kim bu ayda bir oruçluya iftar ettirirse, bir köle azat etmiş gibi sevap kazanır ve günahları affedilir."  (BEYHAKÎ, ŞUABU'L-İMAN, NR. 3608)

~Ramazan, Rahmet Ve Kurtuluş Ayıdır~

Mehmed Saki Erol  | Aralık 1999 |  BAŞYAZI Mübarek ve faziletli bir ayın, Kur’an ve Oruç ayının saadet gölgesi üzerimize düşmüş bulunuyor. Bu ay, Yüce Allah’ımızın insanlığa armağan ettiği şerefli kitabımız Kur’an-ı Kerim’i indirdiği aydır. O Kur’an-ı Kerim ki insanlığa şifa ve rahmet, medeniyetlere rehberdir. Zaman ve mekana örnektir. O Kur’an-ı Kerim ki müslümanların hayat nurudur. Gören gözü işiten kulağı ve çalışan kalbidir. Allahu Azimüşşan’dan bir bağış, Peygamber (A.S.) Efendimiz’den bir müjdedir. Evet, Kur’an-ı Kerim, tavsiye, emir ve yasaklarıyla gönülleri saadete, hakka ve hidayete kavuşturmak için bu ayda indirilmiştir. Böylesine mübarek bir başlangıca şahitlik eden bu ayın adı, Allah indinde Ramazan’dır. Ve Ramazan öyle bir aydır ki, içinde bin aya bedel bir gece olan Kadir gecesi saklıdır. Bir gün bir grup sahabi, Peygamber Efendimiz’e giderek “ya Rasulallah” diyorlar; “geçmiş tarihlerde uzun ömürlü ümmetlerden bir adam, Allah yolunda bin ay sav...

Oruç

"Oruç, zamanın kirlettiği ve ölümün tozlarına batırdığı vücut ve ruh için, Gözle görülmez bir gusül, bir teyemmümdür. Tek başına bir tıb, dörtbaşı mamur bir sıhhattir..." Sezai KARAKOÇ

HOŞ GELDİN SEVGİLİNİN EN SEVDİĞİ AY

Kalbimize ayna olan nur hoş geldin… Ramazan, ey yedi iklimin en gözde çiçeği hoş geldin… Ramazan, ey rahmetin her sokakta bizi beklediği şehir hoş geldin… Ramazan, ey şeytanlarımızın azab takvimi hoş geldin… Ramazan, ey misk-i amber kokulu rüzgar hoş geldin… Kalbimiz titredi senin için aylar öncesinden… Müminin mümine müjdesi, gülümsemesi oldun daha gelmeden. Senden bahsetti kardeş kardeşe gelmeden . Dost meclislerine düşüverdin aylar öncesinden. Receple başladı sabır evresi, Allah’ın ayında sana dair ilk uhdeli cemreler yağdı gönüllere. Regaip gecesi her damla yaşa yazılmıştı bile sana kavuşmanın ahvalini anlatan en güzel dua. Ey Rabbim! Bize Receb'i ve Şa'ban'ı mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır" Seni anlattı bize gelen aylar ve mübarek geceler.Senin nurundan nurlar damlattı şifa beklerken sızlayan bedenlerimize… Manevi bir hazırlıktı sana yapılan yolluklar… Bir sultanın huzuruna çıkacak gibi münzevileşti kainat,münzevileşti en şerefli varlıklar… Ve...