Ana içeriğe atla

Kayıtlar

zaman etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Zamanın Farkında Olmak: Üç Aylar

Zaman Nimeti Efendimiz s.a.v. zamanın önemini belirtirken, “İnsanların en çok gaflet içinde olduğu nimet” (Buharî, Rikak, 1) ifadesini kullanmıştır. Bu hadis-i şerif bizlere zamanın ne büyük bir ihsan olduğunu hatırlatırken, kıymeti bilinmediğinde geri dönülmez şekilde heba olup gideceğini vurgulamaktadır. Zamanın farkına olmak, onu ebedi hayat için sermaye yapmak tüm müminler için sorumluluktur. Ne var ki bazen bu sorumluluğumuzu unutup, dünya gailelerine ya da fani zevklere aldanıp vakitlerimizi heba edebiliyoruz. Bu halden kurtulmak, kendimize gelip özümüze dönmek için bir uyanışa, hatırlayışa, silkelenmeye ihtiyaç duyuyoruz. Bir fırsat ya da vesile bulup, yanlışlarımızdan dönmeyi, yüzümüzü ebediyet ufuklarına çevirmeyi arzuluyoruz. İşte böyle bir başlangıç için Yüce Mevlâ bizlere bazı kutlu zamanlar bahşetmiştir. Kulluk şuurumuzu yeniden hatırlamak, Rabbimize yönelmek için özel ve seçilmiş vakitler… Zamanı yaratan ve ona hükmeden Allah’a hamdolsun, bizleri yeniden bu kıymet...

Göz ve Haram

"Zamanın, şartların, zorlukların bir önemi yok; onu bunu suçlamak da anlamsız. Çünkü mümin her şart ve durumda mümindir. Hep imanının gereğini yapar; gözünü, kulağını, dilini haramdan korur...." İslâm’ın bütün emir ve yasakları, iki dünyada mutluluğun kazanılması içindir. Bu emir ve yasakların sahibi Allah’tır. Bunları bizleri düşünerek, bizim iyiliğimizi murad ederek koymuştur. Bu nedenle Allah’a isyan ederek, emirlerini çiğneyerek mutlu olmak mümkün değildir. Bunlardan bir kısmını yerine getirip bir kısmını da ihmal edemeyiz. Çünkü İslâm, akaidiyle, ibadetiyle ve ahlâkıyla bir bütündür. Nasıl ki namaz, oruç ve diğer ibadetler dinin bir parçasıysa, ahlâkî emirler de bir parçasıdır. Gıybet etmemek, yalan konuşmamak, helalinden rızık kazanmak gibi emir ve yasakların namaz emrinden hiç farkı yoktur. Sonuçta bunu isteyen Rabbimizdir ve Peygamber Efendimiz s.a.v. vasıtasıyla bizlere bildirmiştir. Bu yüzden namaz kılarak ama aynı zamanda gıybet, yalan, hilekârlık yaparak i...