Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Gerçek dostlarla karşılaşmak, kalbe muhabbet aşısı yapar.

Gerçek dostlarla karşılaşmak, kalbe muhabbet aşısı yapar. Gönüller aşılanır, birbirlerini kuvvetlendirir. Salih insanlara sadece bakmak bile, insana tesir eder. Zahiren bir resme bakmak, o resme bakana hiç tesir etmez mi? Mesela hüzünlü birine devamlı bakan, üzülmez mi? Sevinçli birini gören sevinmez mi ? İşte bunun için, nazarı [bakışı] fayda vermeyenin, sözü fayda etmez derler. Bu hayvanlarda bile vardır. Azgın bir deve, uslu develerin yanına konduğu zaman uysallaşıverir. Mesela bir leş, içine karıştığı suyu, havayı bozar. Yiyecekler bozulmaya başladıklarında temizlenip korunmazlar mı? Her canlı da bu varsa, insanda bu beraberlik fazlasıyla vardır. Çünkü insan da dost aramaya müsaitlik fazlasıyla vardır. Çünkü insan dost aramaya müsait yaratılmıştır, insanın dostları, Allah'ın dostları değil mi? Şihâbüddin es-Sühreverdî (k.s)

Diyar-ı Muhabbet

Sevdasını arayanlara, Ankara'nın kıymetliyi ağırladığı kıymetli zamanlar, günler... Rabbim nasipli olanlardan etsin cümlemizi.....Gavs-ı Sani Hz. (ks) Ankara Ovacık Semerkand Kültür Merkezinde ziyaret vermekte.... "Bülbül güle sevdalıdır denir ya; işte bülbülün derdi-tasası, rüyası, umudu, türküsü-şiiri, kısacası ötüşü bile güle dairdir. Bülbül, dünyanın her yerinde gülün derdindedir. İster Dicle kenarında olsun; ister Tuna boylarında uçsun, bülbülün arayışı hep güldür. Siz de bülbül gibi Allah dostlarının bahçesini aramaya başladığınızda, karşınıza nice güller çıkar..."

Yolda Olmakla,Yol Almak Aynı Şey Değildir ...

        "Bir yol bulabilmek"             kolay iş değildir dünya keşmekeşinde. Emek ister, firaset ister, nasib ister her şeyin evvelinde...                          Çıkmaz yolların bol,          Yolsuzluğun diz boyu olduğu bir devirde                          Bir yol bulabilenler,               Şanslı insanlardır işin hakikatinde                          Ama nedendir bilinmez,       ...

Dua ile...

"Hiç biriniz telaş etmesin boşa Doyacak gözünüz toprağa, taşa Beni inancımla koyun başbaşa Topyekün dünyayı size bıraktım..." Abdurrahim Karakoç

Sünnet-i Seniyye'ye yapışmak...

"Ne vakit  S Ü N N E T E  yapışsam yol aydınlaşıyor, selâmetli yol görünüyor, yük hafifleşiyor, tazyikat kalkıyor gibi bir hâlet hissediyordum."

“Elhamdülillah”

BÜYÜK SÛFÎLERDEN Serî es-Sâkatî, Cüneyd-i Bağdâdî’nin dayısı ve mürşidi, Mâruf-u Kerhî’nin ise talebesiydi. Kendisi, şöyle derdi: “Bir kere ‘elhamdülillah’ dediğim için, otuz senedir istiğfar etmekteyim.” “Bu nasıl olur?” denilince, Serî es-Sâkatî başından geçen şu olayı anlattı: “Bir keresinde Bağdat’ta büyük bir yangın çıkmıştı. Yolda beni karşılayan bir adam: ‘Merak etme, senin dükkânın yangından kurtuldu’ dedi. Ben de, bu habere sevinerek: ‘Elhamdülillah’ dedim. Müslümanların başına bir felâket geldiği vakitte kendim için hayır isteyerek ‘Elhamdülillah’ dediğim için, otuz senedir pişmanlık duyuyorum.” İsmail Örgen

Gönüllere...

"Ayinedir bu âlem her şey Hak ile kâim Mir’at-ı Muhammed’den Allah görünür daim..." Azîz Mahmûd Hüdâyî (k.s)