Ana içeriğe atla

Kayıtlar

"Zaman, dinin garip olduğu zamandır. Bu zamanda müride az bir gayretle önceki zamanlarda çetin mücâhedelerle elde edilenden daha çok sevap verilir." Seyyid Sıbgatullah Arvâsî (kuddise sirruhu)

Yaşlıya Hizmet :)

Bir cemiyette Bayezid-i Bistami hazretleri (Rahmetullahi Aleyh)   bakmış bir ihtiyar, ellerini yıkamak için zorlanıyor. Koşmuş, elinden ibriği almış. Suyu dökerken de, -"Baba sen gençliğinde hiç kimseye hizmet etmedin mi ki muhtaç olduğun bu günde sana hizmet eden biri yok?"  diye sormuş. İhtiyar gülerek cevap vermiş: -"Ettim, ettim.Eğer etmeseydim, senin gibi bir kutb-i âlem bana su döker miydi?"

Hayırlı Cumalar

"Ziyaret yer yakınlığı ile değildir... Birbirini dolaşmak, gönüllerin yakınlığı ile olur."  Hz. Mevlana (ks) 

#ProvakasyonaGelme

"Türk ve Kürt  # ProvakasyonaGelme  yecek,Anadolu cephesini küffara çiğnetmeyecek..."

Kanuni Sultan Süleyman

“Âlemlerin Rabbi günde yüz bin ayıbını örterken, sakın kimsenin ayıbını görüp aşikâr etme.”  Kanuni Sultan Süleyman
"Peygamber varisi Mürşid-i Kamil zatlar, Allah Teala ile kulları arasındaki mesafeyi kısaltır. Allah ile kul arasındaki zincirin kopmuş halkalarını tamir eder. Aradaki perdeleri zamanla kaldırarak sofisini Allah'a sevgili kılar."

İmanın Hakikatleri / Semerkand Dergisi

Şeyhlerden biri, “İmanın hakikatleri sınırsız bir tevhid, kesintisiz bir zikir, niteliksiz bir hal ve vakitsiz bir vecd olmak üzere dörttür.” demiştir. “Niteliksiz bir hal” sözünün manası şudur: Sûfinin vasfı, halidir. O, yüksek hallerden kendisinin sıfatı olmayan hiçbir hali vasfetmez (yani yaşamadığı ya da yaşayıp tarif edemediği bir halden bahsetmez). “Vakitsiz vecd”, sûfinin (belli vakitlerde değil) bütün vakitlerde Hakk’ın tecellilerini müşahede etmesi, demektir. Sûfilerden biri demiştir ki: “İmanı sıhhatli olan kişi, kâinata ve orada bulunan şeylere bakmaz (sadece Hakk’a bakar). Zira himmetin düşük oluşu, Allah Tealâ hakkındaki bilgi ve marifetin az oluşundan ileri gelmektedir.” Yine tasavvuf ehlinden bir zat, “İmandaki doğruluk, Allah’a tazimde bulunmaktır. Bunun meyvesi de Allah’tan hayâ etmektir.” demiştir. Şöyle de denilmiştir: Mümin; İslâm nuru ile kalbi açılan, gönlünü Rabbine veren, kalbi ile Hakk’ı müşahede eden, içi saf olan, Rabbine sığınan, O’na yakın olunca...