Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Hoşca bak zâtına...

"Hoşca bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen. Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen."Şeyh Gâlip  Ey gönül, ey gönül, neden bu kadar gamla dolusun. Yıkıksın, kırık döküksün ama tılsımlı bir definesin sen.Meleklerin secde etmeleri emredilen kadri yüceltilmiş bir varlıksın, bildiğin gibi değil, her varlıktan daha olgun daha ilerisin sen. Ruhsun, Cebrail'in üfürmesiyle ikizsin, Allah'ın sırrısın, Meryem'in oğlu İsa gibisin sen.Kendine bir hoşça bak, alemin özüsün sen, varlıkların gözbebeği olan insansın sen. Mertebeni adlarla sanma; adların sahibindedir. Dönüp varacağın yer her şeyi yaratandır, eşyaya gideceğini zannetme.Gördüğün gerçekleri rüya sanma, sen başka bir varlıksın; kendini her sûreti kabul eden Heyulanın büründüğü sûret zannetme. Keşifle gerçekliği meydana çıkan manayı dava sanma, hakkında söylenen vasıfları gözüne girmek için söylenmiş sözler zannetme.Kendine bir hoşça bak, alemin özüsün sen; varlıkların gözbebeği olan insansın sen. ...

Ehl-i Sünnet İtikadı

Sual: Ehl-i sünnet itikadında olmanın şartları nelerdir? CEVAP Ehl-i sünnet itikadından, önemli olanlardan bazıları şunlardır: 1- Amentü’deki altı esasa inanmak. [Hayrın, şerrin ve her şeyin Allah’tan olduğuna inanmak. İnsanda irade-i cüziye vardır. İşlediği günahlardan mesuldür.] 2- Amel, imandan parça değildir. Yani ibadet etmeyen veya günah işleyen mümine kâfir denmez. [Vehhabiler, (amel imanın parçasıdır, namaz kılmayan ve haram işleyen kâfirdir) derler.] 3- İman ya vardır ya yoktur, artıp eksilmez. [Parlaklığı artıp eksilir.] 4- Kur’an-ı kerim mahluk [yaratık] değildir. 5- Allah mekândan münezzehtir. [Vehhabiler, (Allah gökte veya Arşta) derler. Bu küfürdür.] 6- Ehl-i kıble tekfir edilmez. [Vehhabiler, kendilerinden başka herkese kâfir derler.] 7- Kabir suali ve kabir azabı haktır. 8- Gaybı yalnız Allah bilir, dilerse enbiya ve evliyasına da bildirir. 9- Evliyanın kerameti haktır. 10- Eshab-ı kiramın hepsi cennetliktir. [Rafiziler, (Beşi hariç sahabenin tamamı...

Oruç

"Oruç, zamanın kirlettiği ve ölümün tozlarına batırdığı vücut ve ruh için, Gözle görülmez bir gusül, bir teyemmümdür. Tek başına bir tıb, dörtbaşı mamur bir sıhhattir..." Sezai KARAKOÇ

~Sessiz Konuşabilmek~

Sözsüz konuşabilmek güzel şey olsa gerektir. Susmak ve anlamak, susarak anlatmak güzel şey. Kelimeler elbette konuşabilmemiz için var. Ama sükûtun bir ihtişamı yok mu sizce de? Hani iki talebesi bir Allah dostunu ziyarete giderler. Ahir ömründe bize bir sohbet, bir nasihat eder ümidiyle. Otururlar saatlerce, ne bir tek söz, ne bir sohbet " Canı sıkılır iki arkadaşın. Müsaade isteyip kalkarlar. Kapıya geldiklerinde aralarında konuşmaktadırlar, üstadımız niye sohbet etmedi,diyerek. Fısıldaşmaları duyan evin hanımı seslenir arkalarından; -Yazık size, hiçbir şey duymadınız öyle mi? Oysa o neler anlattı size" Susarak anlatmak zor şey galiba, susulanları anlatmak zor şey. Hazreti Mevlana talebelerine sohbet ederken, Allah'ı tanıyan susar, der. Talebelerden birisi o günden sonra hiç konuşmaz olur. Günlerce sükût edip oturur kendi halinde. Bu durumu fark eden Mevlana, niye sustuğunu sorar genç adama. Efendim siz demiştiniz ki, Allah'ı tanıyan susar, ben onun için Güler Me...

~Hayırlı Cumalar~

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم .   AYET "Eğer Allah size yardım ederse, artık sizi yenilgiye uğratacak yoktur ve eğer sizi 'yapayalnız ve yardımsız' bırakacak olursa, ondan sonra size yardım edecek kimdir? Öyleyse mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler."(Ali imran 160) HADİS "Ziyaretleşin, hediyeleşin. Çünkü ziyaret sevgiyi perçinler, hediye de kalpteki kötü duyguları söker atar." Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, s.239 DUA Allah'ım! Yaptığım ve yapacağım, gizli ve aşikâr işlediğim, israf ettiğim ve benden daha iyi bildiğin günahlarımı bağışla. Sen Mukaddim (Öne alan) ve Muahhirsin (geciktirensin). Senden başka ilah yoktur. Müslim (1/534) "Bir kalbim var ki benim, sevdiğinden burkulur Kahredenden ziyade, sevilenden korkulur..." NECİP FAZIL KISAKÜREK

Ekmekçinin Tandırı ne kadar sıcak olursa....

Hazret-i Mevlâna oğluna der ki: Ey Bahâeddin! Eğer dâimâ Cennette olmak istersen, herkesle dost ol. Hiç kimsenin kînini yüreğinde tutma! Merhem ve mum gibi ol! İğne gibi olma! Eğer hiç kimseden sana fenâlık gelmesini istemezsen fenâ söyleyici, fenâ öğretici, fenâ düşünceli olma! Çünkü bir adamı dostlukla anarsan, dâimâ sevinç içinde olursun. İşte o sevinç Cennetin tâ kendisidir. Eğer bir kimseyi düşmanlıkla anarsan, dâimâ üzüntü içinde olursun. İşte bu gam da Cehennemin ta kendisidir. Dostlarını andığın vakit, içinin bahçesi çiçeklenir, gül ve fesleğenlerle dolar. Düşmanları andığın vakit, için dikenler ve yılanlarla dolar, canın sıkılır, içine pejmürdelik gelir. Bütün peygamberler ve velîler böyle yaparlar, içindeki karakteri dışarı vurdular. Halk onların bu güzel huyuna mağlûb olup tutuldu, hepsi gönül hoşluğuyla onların ümmeti ve mürîdi oldu. Bahâeddin! Kırk gün onun hayrını ve iyiliğini söyle, düşmanın senin dostun olur. Çünkü gönülden dile yol olduğu gibi, d...

Rahmet Mevsimi Ramazan

O mu bize misafir, biz mi ona, pek bilinmez ama hoşgeldin der baş köşeye otururuz. O bizi ağırlar, biz onu misafir ederiz. Biz onu tutarız, o bizi bırakmaz. Seven kim, sevilen kim? Sevgili Ramazan, hoşgeldin Sevgili'den , hoşbulduk Sevgili'ye.- Muhterem müminler, Allah'a hamd , O'nun hak ile gönderdiği elçisine salât ve selam olsun ki, ayların sultanına erdik. Bu sultanı Cenab -ı Mevlâ bize bahşetti ki, az bir gayret gösterelim de, Muhammed aleyhisselatü vesselam ümmetine selamet vesilesi olsun. Anlatılır ki, müslümanlarla mecusilerin komşu oldukları bir topluluk varmış. Ramazan ayı geldiğinde mecusilerden biri, müslüman komşularına hürmeten açıkta bir şeyler yiyip içmezmiş. Hatta bir gün sokakta elinde bir şeyler yemekte olan oğlunu azarlayıp kulağını çekmiş. Senin hiç mi hürmetin kalmadı? Bu ay Ramazan'dır.  Müslümanlar bu ayda oruç tutarlar, demiş. Bu mecusi fani dünyadan göçüp Hâlık'ına  döndükten sonra, bir müslüman onu rüyasında görmüş. Ne haldesin, demi...