Ana içeriğe atla

Cahil Cüretkarlığı (Haşa Allah Korkusuzluğu )

Yaşı müsait olanlar hatırlayacaktır, geçtiğimiz on yıllar içinde konuşmalarımızda “Allah korkusu” ifadesi hayli azaldı. Daha önceleri çocuk terbiyesinden mahalledeki bir hadiseye, çarşı pazardan nahoş bir durum karşısındaki tepkiye kadar bu ifade sıkça dile geliyordu, artık böyle değil.
Dilden bir ifadenin eksilmesi ya da kullanımın azalması, hiç şüphesiz o ifadenin manasının hayattan eksilmesiyle ilgili. Buradan hareketle Allah korkusu hususunda bir duyarsızlaşma süreci yaşadığımızı söylemek mümkün.
Başta hakim kültürün etkisiyle yaşanan dünyevîleşmenin, sonra dine halkı ısındırmak, belli çevrelerin de tepkisinden sakınma maksatlı “rahmet odaklı” İslâm anlatımının bu süreçte büyük etkisi var. Müslümanı kendi diniyle kavgaya tutuşturmak için her imkan ve fırsatı kullanan “din eleştirmenleri”nin payını da küçümsememek lazım.
Diğer taraftan kendilerine “tasavvufî” etiket vuran kimi mahfiller, fütursuzca müminin hafv ve haşyet duygularına saldırarak yerine muhayyel ve meçhul bir aşkı, muhabbeti ikame etmeye çalışıyor. Bazıları işi tarihin çöplüğüne gömülü “İbahîlik” sapkınlığının meşrebine kadar vardırıyor; ilahî emir ve yasakları ya yok sayıyor ya da muhtevasını değiştiriyor.
Yani hem dışarıdan hem içeriden maruz kaldığımız tasallut ve taciz, kimliğimizin ve kulluğumuzun aslî unsurlarına saldırıyor. Böylece Kitab-ı Kerimimiz’in ve cümle Sünnet-i Seniyye’nin en temel vurgularından biri olan Allah korkusu azalıyor, belirleyiciliğini yitiriyor.
Ne diyelim; Allah cümlemize Zât-ı Uluhiyeti’nden hakkıyla korkmayı, bu korkuyla yürümeyi ve durmayı nasip eylesin.
Sabahattin AYDIN / Semerkand Dergisi

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Filistin Benim Meselem....

"Zalimin sonu yaklaştıkça zulmü artar ve daha da azgınlaşır." Hz. Ali (ra)

~Haya İmandandır~

Hayadan Hayata Yayılan Güzellik Sevda-yı dildârdan gönül usandı / Güzelim cefadan niçin usanmaz / Demek ki üftadem odlara yandı / Hak’tan haya kılmaz kuldan utanmaz / (Dertli) Yalnızca iyilik getirendir o; yalnızca sevgi biriktirendir… Kat kat şimdilik; dosya dosya güzelliktir hem… Elimizden tuttu mu bir kez yükseltir yükselttikçe kişiliğimizi de yüceltir yüceltilecek kadar… Haya, hayatın güzelliği… ”El-haya ve’l-edeb!” der eskiler; hayasızca bir tavır gördüklerinde, edep dışı bir söz işittiklerinde. Haya ki bir utanma duygusudur; ar ve namus perdesinden bestelenir zaman notalarında. Perde açıldı mı da bir kez; küser sahibine ve kaçar gider coğrafyamızdan bütün güzel nağmelerini toplayarak. Kişi ancak haya sermayesi kadar edîb olur çünki; ancak hayası ölçüsünde müeddeb sayılır. Yakışıksız işlerden alıkoyan da, kötüleri iyi kılan da odur hep. Hayamızı yitirdik ve silinmiş boş...

Elhamdülillah Alâ Külli Hal

" Elhamdülillah Alâ Külli Hal - Her Halimiz İçin Allah'a Hamdolsun" SEN'den gelene, gelmeyene; Ne şekilde belirlemişsen kaderime, bu oyundaki biçtiğin rolüme, yürekten kocaman bir EYVALLAH ! .. Hz.Mevlana (ks)