Ana içeriğe atla

~Dua Eden Bilir~




DUALAR NEDEN GEÇ KABUL OLUR VEYA BAZEN KABUL OLMAZ ?

Cenab-ı Hakk mahşerde huzuruna getirilen bir kula hitaben;
- Ben sana bütün ihtiyaçlarını bana arz et, benden başkasına ihtiyaç arz etme buyurmadım mı? dediğinde:
- Evet Yarabbi, ben de ihtiyaçlarımı hep zatına arz etmiştim… diye cevap verip bazı duasının kabul edilmediğini belli etmesi üzerine Hakk Teâlâ:
- Ben senin her duana icabet ettim, her istediğini verdim. Bazısının icabet eserini bu güne bırakarak senin için sakladım. Şimdi onu al, gözün aydın olsun, der.
O kulun icabet eseri olarak gözler görmedik nimetleri müşahede ettiği anda:
- Ne olaydı, dualarımın hiçbiri dünyada kabul edilmeseydi de icabet eserlerini burada görseydim! diyerek esef edeceğin hadis-i şerif de bildirilmiştir.
Şu halde icabette acele etmek hikmete uymadığı gibi, her duanın kabulünde acele edilmedikçe kabul hedefine ulaşacağı Peygamber Efendimiz s.a.v tarafından haber verilmiştir.
“Günahkârların inlemesi, âbidlerin tesbihinden daha sevgilidir.” hadisine bakarsak, dua edenin Cenab-ı Hakk tarafından sevilmesi bazen kabulünü geciktiriyor. Tersine dua edene gazap edilmesi ise kabulünü çabuklaştırıyor.

Hikem-i Atâiyye Şerhi


Bediüzzaman ın ifadesiyle: "Duâ eden adam anlar ki, Birisi var, onun hâtırât-ı kalbini işitir, her şeye eli yetişir, her bir arzusunu yerine getirebilir, aczine merhamet eder, fakrına medet eder."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

~Haya İmandandır~

Hayadan Hayata Yayılan Güzellik Sevda-yı dildârdan gönül usandı / Güzelim cefadan niçin usanmaz / Demek ki üftadem odlara yandı / Hak’tan haya kılmaz kuldan utanmaz / (Dertli) Yalnızca iyilik getirendir o; yalnızca sevgi biriktirendir… Kat kat şimdilik; dosya dosya güzelliktir hem… Elimizden tuttu mu bir kez yükseltir yükselttikçe kişiliğimizi de yüceltir yüceltilecek kadar… Haya, hayatın güzelliği… ”El-haya ve’l-edeb!” der eskiler; hayasızca bir tavır gördüklerinde, edep dışı bir söz işittiklerinde. Haya ki bir utanma duygusudur; ar ve namus perdesinden bestelenir zaman notalarında. Perde açıldı mı da bir kez; küser sahibine ve kaçar gider coğrafyamızdan bütün güzel nağmelerini toplayarak. Kişi ancak haya sermayesi kadar edîb olur çünki; ancak hayası ölçüsünde müeddeb sayılır. Yakışıksız işlerden alıkoyan da, kötüleri iyi kılan da odur hep. Hayamızı yitirdik ve silinmiş boş...

Filistin Benim Meselem....

"Zalimin sonu yaklaştıkça zulmü artar ve daha da azgınlaşır." Hz. Ali (ra)

Regaip Bolluk Bereket Demektir

Geçen gün ömürdendir Evet; Asr suresinde “Andolsun zamana ki, insan gerçekten büyük bir ziyan içindedir.” buyuruyor Allah Tealâ. Çünkü biz istesek de istemesek de ömür sermayemiz her geçen gün biraz daha eriyor, alıp verdiğimiz her nefeste biraz daha eksiliyor. Fakat ne zamanı durdurmak, ne de ecelimizi ertelemek elimizde olmadığına göre, ömür sermayesinin giderek azalması, neden bizim için bir hüsran olsun? Üstelik sermayenin bir yatırıma dönüştürülmek üzere zaten harcanması, sarf edilmesi gerekmiyor mu? Surenin devamında “Ancak iman edip salih ameller işleyenlerin, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler”in zarara uğramayacakları beyan buyurularak, bu soruların cevabı veriliyor aslında. Hüsran, zamanın ve ömrün geçip gitmesi ile değil, geçip giden bu sürenin değerlendirilememesi, içinin doldurulamaması ile ilgilidir ve her halükârda buzun eridiğini fark edememenin sonucudur. Öyleyse “geçen gün ömürdendir” hakikatini unutmadan, zamanın ve zamandan bir bölüm olması nede...