Ana içeriğe atla

PaşaSoframa Teşekkürlerimle...

Blog madurlarından olan ben (2563)  blogspotta daha acemi ve yeniyim ,blogspotun müdavimlerimlerinden pasasofram.blogspot.com  samimiyetiniz ve dostluğunuz  ayrıca  vesiley-i muhabbet ödülüm için  çok teşekkür ederiz siz bizi memnun ettiniz sizde mutlu olacağınız günler görürsünüz inş.Gelelim bu ödülün kurallarıda varmış ama baştada dedik ya biz daha buralarda acemiyiz onun için bizi maruz görün...Bu ödül bizden blogspotta türlü konularda samimiyetle birbirinden güzel sayfalarla hizmet veren gönül dostlarımızın hepsine gitsin....Dua ve muhabbetlerimle...(2563)

Yorumlar

PaSaSofraM dedi ki…
Rica ederim , güzel paylasimlarinizla bence daha cok ödül hak ediyorsunuz
seherinörgüleri dedi ki…
Hayirli olsun canim,hos geldin,güzel paylasimlar insallah,
F.Zehra (2563) dedi ki…
Çok teşekkür ederim güzel dilekleriniz ve inceliğiniz için.Selam ve dua...

Bu blogdaki popüler yayınlar

~Haya İmandandır~

Hayadan Hayata Yayılan Güzellik Sevda-yı dildârdan gönül usandı / Güzelim cefadan niçin usanmaz / Demek ki üftadem odlara yandı / Hak’tan haya kılmaz kuldan utanmaz / (Dertli) Yalnızca iyilik getirendir o; yalnızca sevgi biriktirendir… Kat kat şimdilik; dosya dosya güzelliktir hem… Elimizden tuttu mu bir kez yükseltir yükselttikçe kişiliğimizi de yüceltir yüceltilecek kadar… Haya, hayatın güzelliği… ”El-haya ve’l-edeb!” der eskiler; hayasızca bir tavır gördüklerinde, edep dışı bir söz işittiklerinde. Haya ki bir utanma duygusudur; ar ve namus perdesinden bestelenir zaman notalarında. Perde açıldı mı da bir kez; küser sahibine ve kaçar gider coğrafyamızdan bütün güzel nağmelerini toplayarak. Kişi ancak haya sermayesi kadar edîb olur çünki; ancak hayası ölçüsünde müeddeb sayılır. Yakışıksız işlerden alıkoyan da, kötüleri iyi kılan da odur hep. Hayamızı yitirdik ve silinmiş boş...

Filistin Benim Meselem....

"Zalimin sonu yaklaştıkça zulmü artar ve daha da azgınlaşır." Hz. Ali (ra)

Regaip Bolluk Bereket Demektir

Geçen gün ömürdendir Evet; Asr suresinde “Andolsun zamana ki, insan gerçekten büyük bir ziyan içindedir.” buyuruyor Allah Tealâ. Çünkü biz istesek de istemesek de ömür sermayemiz her geçen gün biraz daha eriyor, alıp verdiğimiz her nefeste biraz daha eksiliyor. Fakat ne zamanı durdurmak, ne de ecelimizi ertelemek elimizde olmadığına göre, ömür sermayesinin giderek azalması, neden bizim için bir hüsran olsun? Üstelik sermayenin bir yatırıma dönüştürülmek üzere zaten harcanması, sarf edilmesi gerekmiyor mu? Surenin devamında “Ancak iman edip salih ameller işleyenlerin, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler”in zarara uğramayacakları beyan buyurularak, bu soruların cevabı veriliyor aslında. Hüsran, zamanın ve ömrün geçip gitmesi ile değil, geçip giden bu sürenin değerlendirilememesi, içinin doldurulamaması ile ilgilidir ve her halükârda buzun eridiğini fark edememenin sonucudur. Öyleyse “geçen gün ömürdendir” hakikatini unutmadan, zamanın ve zamandan bir bölüm olması nede...