Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Allah(cc) için yapılan herşey kıymetli herşey manalı....

"Allah(cc) yolunda birbirini seven iki kuldan biri doğuda diğeri batıda olsa ; Kıyamet günü Allah(cc) onları bir araya getirir de şöyle buyurur :  " İşte şu, senin sevdiğindir... " 

Tasavvuf Nedir?

Tasavvuf, kalbi saf yapmak, kötü huylardan temizlemek ve iyi huylarla doldurmak demektir. Tasavvuf hâl işi olduğu için, yaşayan bilir, tarif ile anlaşılmaz. Tasavvuf ilmi, kalb ile yapılması ve sakınılması gereken şeyleri ve kalbin, ruhun temizlenmesi yollarını öğretir. Buna (Ahlak ilmi) de denir. Tasavvuf ehli, kendi derecesine göre, tasavvufu tarif etmiştir. Birkaçı şöyle: Tasavvuf, dinin emirlerine uyup, yasaklarından kaçarak kalbi kötü huylardan temizleyip, iyi huylarla doldurmak demektir. Tasavvuf, sünnet-i seniyyeye yapışmak ve bid'atlerden kaçmaktır. Tasavvuf, nefsin iman ve itaat etmesi, bütün ibadetlerin ve bütün hayırlı işlerin hakiki ve kusursuz olmasıdır. Allahü teâlânın lütuf ve ihsanı ile daha yükseklere çıkanlar da olur.  Tasavvuf, fâni olan her şeyden yüz çevirip, baki olana bağlanmaktır. Tasavvuf, İslam ahlakı ile süslenmektir. Tasavvuf, ölmeden önce ölmektir. Tasavvuf, baştan başa edeptir, tamamen edepten ibarettir. Tasavvuf, kadere rızadır. Tasavvuf, Hak teâlây...

Sözün Özü

Sizlere önce bi çay ikram edelim , sonra kıymetli bir sözü birlikte tercüme edelim.... Bi çay ? Üç çeşid arkadaş vardır: Birincisi:  Ekmek gibidir.Her gün ararsın! İkincisi:  İlaç gibidir.İhtiyaç olduğunda ararsın! Üçüncüsü: Mikrob gibidir.O seni bulur ! :)  etrafın(m)ız ekmek gibi arkadaşlarla dolsun inşallah....

Akıl Ve İbret

Cenab-ı Mevlâ’nın insana bahşettiği en büyük nimetlerden biri de akıldır. Akıl sayesinde varlıklar ve olaylar arasında alaka kurabilir, tecrübe ettiğimiz şeylerden bir neticeye varabiliriz. Diğer bütün nimetler gibi akıl cevheri de boşuna verilmemiştir. Aklımız sayesinde iyiyi kötüyü, doğruyu yanlışı bilir, cüz’î irademizi iyi ve doğrudan yana kullanırız. Yine akıl sayesinde hatalarımızdan dönme, doğruyu bulma ve hayırlı istikamete yönelme imkanı buluruz. İnsanoğlunun evvel emirde aklını kullanması gereken husus, Allah Tealâ’yı bulmak ve O’nun bildirdiklerine tabi olmaktır. Müberrâ kitabımız Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmuştur: “Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, akıl sahipleri için şüphesiz deliller vardır.” (Âl-i İmran, 190) Yer ve göklerde görülen ve görülmeyen, canlı cansız her varlığın var oluşunda ve hareketinde, Alemlerin Rabbi’nin sayısız tecellisi ve hikmeti vardır. Bütün varlıklar O’nun birliğine, yüceliğine ve sons...

Osmanlıcam Özüm

Allah(cc) internette ki Osmanlıca paylaşım sayfalarından daha doğrusu sahiplerinden razı hoşnut olsun...Osmanlıca Kurslarına ön ayak olan Hayrat Vakfından da ha keza....Sadece 1. kuru bitirmeme rağmen çok zevkli ve kolay olan Osmanlıcamı sayfalarda ki paylaşımları okuyarak hem ilerletiyorum hem alıştırma yapmış oluyorum...Sizler için ara ara yayınlayacağım Osmanlıca paylaşımlarımdan ilkini Türkçe Okunuşu ile   birlikte yayınlıyorum....  Türkçe Okunuşu:  Minareden düşenin parçası bulunur da; Gönülden düşenin parçası bulunmaz...! 

İhlas-Teslimiyet

"Şu halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes" (108/2) “(Ey Muhammed!) Onlara Adem’in iki oğlunun kıssasını doğru olarak anlat! İkisi birer kurban sunmuşlardı da birininki kabul edilmiş; diğerininki ise kabul edilmemişti...” buyrulmuştur (Mai de Suresi; 27). Hz.İbrahim’in oğlu Hz.İsmail’in yerine bir kurbanın, Allah tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir. Ayrıca diğer bazı ayetlerde de kurban ibadeti ile ilgili nasslar mevcuttur: (Saffat Suresinde 107) “... Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. İşte bunlardan yiyin sıkıntı içindeki fakiri de doyurun.”(Hacc Suresi, 2) ‘Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine O’nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık.” (Hacc Suresi; 34) “Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah’a ulaşacaktır: Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız gösterişten...

SOHBET

Mesnevi-i Şerif’te nakledildiğine göre bir kimse Şuayb a.s.’a şöyle dedi: “Allah Tealâ bende pek çok günah ve kusur gördüğü halde beni hiç azarlamıyor.” Hak Tealâ, Şuayb a.s.’ın gönlüne şöyle hitap etti: “Ey ben bu kadar günah işledim de Allah beni azarlamıyor diyen kimse! Allah seni muaheze edip duruyor ama sen farkında değilsin. Kalbinde günahlar üst üste yığılmış, gönül gözün kör olmuş. Dumanın kara tencere üzerinde izi görünmediği gibi senin de kararan kalbin Allah’ın kınamasını duymuyor. Allah seni çok ikaz edip günahlarını haber verdi ama sen bu yüzden anlamadın.” Hazreti Mevlâna k.s. sonraki beytinde şöyle buyuruyor: “Demirci zenci olursa, ocağın dumanı yüzünde iz bırakmaz. Sen zenci gibi olmuşsun da, günahlarının dumanı yüzünün karasında görünmediği için ikaz edilmediğini zannediyorsun. Eğer ak yüzlü olsaydın, elinin karalarını yüzüne sürdüğün zaman çoktan siyah izler belli olurdu. Ey günahlarından yüzü kararmış adam! Sen bundan dolayı anlamıyorsun. Eğer yüzünü Hakk’a ç...