Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Hayırlı Cumalar

"Ey aziz! Bilmiş olasın ki, Allah dostları şöyle demişlerdir: Dünya dostları ateş gibidir azı yararlı, çoğu zararlıdır. Cahillerle sohbet cana korkunç işkencedir. Ahmak dost, yılan ve sırtlandan farksızdır.İnsanlarla fazla içli-dışlı olmak iflas alametidir ve vesveseleri tahrik eder.İnsanlara minnet etmeyip Mevla’dan isteyen zengin olur, ve Mevla’nın dostluğunu bulur. Dostun düşmanına gitme ona gitmekle dostunu incitme. İnsanlara yakınlığın ateşe yakınlık gibi olsun ne çok yaklaş ne çok uzaklaş. Sev seni seveni, Sorma seni sormayanı..." Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz.  Marifetname 

Dua ve Mağfiret Ayı

On bir ayın sultanı mübarek Ramazan-ı Şerif’e tekrar kavuştuk, elhamdülillah. Cenab-ı Mevlâ müberra kitabımız Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “Ramazan ayı, insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile bâtılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.”  (Bakara, 185) İbn Acibe hazretleri bu ayet-i kerimeyi tefsir ederken şöyle diyor: “Ramazan, kelime olarak ‘yakmak’ manasındadır. Bu aya Ramazan denmesi, o ayda tutulan oruç esnasında çekilen açlık ve susuzluğun hararetinden kalbin yanması sebebiyledir. Ramazan denmesinin bir diğer sebebi de, o ayda günahların yanıp temizlenmesidir.”  (Bahrü’l-Medîd) Yukarıdaki ayet-i kerimenin devamınd...

GIYBET

GIYBETİN (Dedikodu) YENİ TARİFLERİ -"İki lafın belini kırarız" -"Buluşup dertleşiriz" -"Epeydir görüşmüyoruz bana çaya gel hem biraz konuşuruz." -"Seni ne kadar özledim, hele o tatlı sohbetine doyum olmuyor" Hz. Peygamber s.a.v. buyurur ki: “Ateşin kuru odunu yakması, insanın sevaplarını yok etmekte gıybetten daha hızlı değildir.”

MÜRŞİD İLE TEVBEYE MECBUR MUYUZ?

Bir mürşidle tevbeye davet eden kimsenin davet ettiği mürşid kâmil ve kendisi de samimi ise, bu davetiyle sevap kazanır. Davetine uyan ve tevbe edip istikamet bulan kimsenin işlediği hayırlardan bir hisse de kendisi alır. İtiraz ve tenkid edenin ise ona bir zararı olmaz. Böyle bir daveti kabul etmeyenlerin bir kısmı mazur, bir kısmı sorumlu olurlar. Mazur olan kimse, tevbe etmeye karşı çıkmaz, tevbenin farz olduğunu bilir. Allah dostlarını sever, sevilmesi gerektiğini söyler ve onlarla beraber olmayı ister. Fakat bu zamanda gerçek mürşid kalmadı diye daveti ihtiyatla karşılar. Bu kimsenin imandan değil, ihsandan zararı vardır. Yani kâmil mürşidle elde edeceği büyük menfaatları farkedemediği için birçok hayırdan mahrum kalır. Ancak güzel niyeti ve edebinin kendisini bir gün o cevherle buluşturması umulur. Sorumlu olan kimse ise ya cahil, ya da bilen birisidir. Cahil kimse, dinde olan bir şeye yok demekle veya hayrı şer, şerri hayır görmekle mesul olur. Bilenin ise benlik...

~ Özümüz Sözümüz Bir ~

"Senin doğru söylediğine inanan bir adama yalan söylemen en büyük hainliktir"( Süfyan radıyallahu anh Ebû Dâvud ) Müminin kalbiyle dili aynı şeyi söylemeli, birinin beyan ettiğini diğeri inkâr etmemelidir. Allah’ı tasdik eden bir kalbe, kelime-i şahadeti söyleyen bir dile yalan yakışmaz. Kalp ve dil bütün azalarımızın öncüleri hükmündedir. Çok kullandığımız “Özü sözü bir olmak” tabiri aslında doğruluğun tarifidir. İmam Kuşeyrî rh.a ilk dönem sufilerinin hayatını anlattığı ve tasavvufî kavramları açıkladığı Risâle isimli eserinde, Arapça doğruluk anlamına gelen “sıdk” kelimesini “özün söze, için dışa” uyması olarak tanımlar. Bu anlamdaki doğruluğun zıttı da yalancılıktır, ikiyüzlülüktür. ~Mümin yalan söylemez~ Bir gün sahabe efendilerimiz Rasulullah s.a.v’e, – Mümin korkak olabilir mi, diye sordular. Efendimiz s.a.v., – Evet, olabilir, diye cevap verdi. – Mümin cimri olabilir mi, diye sordular. Efendimiz s.a.v., – Evet, olabilir, diye cevap verdi. – Mümin yalancı olabil...

Sefer bizim zafer Allah'ındır...

"Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır..."  Hz. Mevlana Celaleddin Rumi(ks) Hamd Olsun...                                          

Yükselişe Altı Gün Kala.... #EVET Tarafım, Tarafımı Seveyim...

" Ümitvar olunuz , şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada İslamiyet'in olacaktır."  İmam-ı Şafii’ye sormuşlar; “Fitne zamanında Hakkı tutanları nasıl anlarız?”  İmam Şafii demiş ki; "Düşmanın oklarını takip ediniz, o sizi  hak ehline götürür."