22 Mart 2018 Perşembe

Regaip Bolluk Bereket Demektir


Geçen gün ömürdendir
Evet; Asr suresinde “Andolsun zamana ki, insan gerçekten büyük bir ziyan içindedir.” buyuruyor Allah Tealâ. Çünkü biz istesek de istemesek de ömür sermayemiz her geçen gün biraz daha eriyor, alıp verdiğimiz her nefeste biraz daha eksiliyor.
Fakat ne zamanı durdurmak, ne de ecelimizi ertelemek elimizde olmadığına göre, ömür sermayesinin giderek azalması, neden bizim için bir hüsran olsun? Üstelik sermayenin bir yatırıma dönüştürülmek üzere zaten harcanması, sarf edilmesi gerekmiyor mu?
Surenin devamında “Ancak iman edip salih ameller işleyenlerin, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler”in zarara uğramayacakları beyan buyurularak, bu soruların cevabı veriliyor aslında. Hüsran, zamanın ve ömrün geçip gitmesi ile değil, geçip giden bu sürenin değerlendirilememesi, içinin doldurulamaması ile ilgilidir ve her halükârda buzun eridiğini fark edememenin sonucudur.
Öyleyse “geçen gün ömürdendir” hakikatini unutmadan, zamanın ve zamandan bir bölüm olması nedeniyle de ömrün kıymetini bilmek gerekiyor. Bir şeyin kıymetini bilmek, o şeyin varlık sebebini, maksadını bilmekle mümkün. Ömür bir emanettir. Allah’a kulluk ederek, imanla salih ameller işleyerek bize ahiret saadetini kazandırabilecek bir ticaretin Allah tarafından ikram edilmiş sermayesidir. Fakat dediğimiz gibi, sürekli eriyen bir sermayedir bu.
Bereketli zamanlar
Gerçi Cenab-ı Hak, kulunun dünya imtihanı dediğimiz ticaretinde “fevzü’l-azîm”e, yani en büyük kazanca nail olması için ona bütün imkanları bahşetmiştir. Doğru ile yanlışı ayetler indirerek bildirmiş, peygamberleri vasıtasıyla yol göstermiş, salih kullarıyla hep hakka ve hayra çağırmıştır. Lakin insan şaşıran, unutan, gaflete düşen bir varlıktır. Zaman zaman hata yapar, doğru yoldan sapar, böylece ömrünü heba edebilir.
Ayrıca, hayatının geçen kısmını güzel ve hayırlı amellerle yaşamış olsa dahi, hep daha güzelinin, daha hayırlısının yapılabileceğine dair bir ukde vardır içinde. “Keşke”leriyle beraber, buzun her geçen saniye biraz daha erimesiyle, endişeleri de çoğalır.
Hepimiz dünya pazarında sermayesi eriyen, şu veya bu oranda zarara uğramış kullarız. Bazılarımız bunun farkındadır ve merhamet istemektedir. Rahman ve Rahim olan Allah yine imdadımıza yetişmekte, sonsuz merhametinin eseri olarak bu kez “bereketli zamanlar” bahşetmektedir bizlere.
Gafletle geçirdiğimiz, kulluğumuzu ihmal ettiğimiz, salih amellerle doldurup yeterince değerlendiremediğimiz zamanları telafi imkanıdır bu mübarek vakitler. Seher vaktidir, cumadır, Ramazandır, bayramdır, kandil geceleridir. Hepsi de saptığımız çıkmazdan bizi sırat-ı müstakime döndürecek birer kutlu kapıdır. Rahmet ve mağfirete vesiledir. Müflislerden olmamamız için sermayemizin artırılarak bize yeni bir hamle şansı tanınmasıdır.

Hiç yorum yok: