19 Temmuz 2012 Perşembe

HOŞ GELDİN SEVGİLİNİN EN SEVDİĞİ AY


Kalbimize ayna olan nur hoş geldin…
Ramazan, ey yedi iklimin en gözde çiçeği hoş geldin…
Ramazan, ey rahmetin her sokakta bizi beklediği şehir hoş geldin…
Ramazan, ey şeytanlarımızın azab takvimi hoş geldin…
Ramazan, ey misk-i amber kokulu rüzgar hoş geldin…
Kalbimiz titredi senin için aylar öncesinden… Müminin mümine müjdesi, gülümsemesi oldun daha gelmeden. Senden bahsetti kardeş kardeşe gelmeden . Dost meclislerine düşüverdin aylar öncesinden. Receple başladı sabır evresi, Allah’ın ayında sana dair ilk uhdeli cemreler yağdı gönüllere. Regaip gecesi her damla yaşa yazılmıştı bile sana kavuşmanın ahvalini anlatan en güzel dua.
Ey Rabbim! Bize Receb'i ve Şa'ban'ı mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır"
Seni anlattı bize gelen aylar ve mübarek geceler.Senin nurundan nurlar damlattı şifa beklerken sızlayan bedenlerimize… Manevi bir hazırlıktı sana yapılan yolluklar…
Bir sultanın huzuruna çıkacak gibi münzevileşti kainat,münzevileşti en şerefli varlıklar…
Ve sen geldin…
Sultan o ki ayağına gidilendi…
Sultanım … Ramazan…
Bir teravi ile secde eden başımızı okşamaya ayağımıza kadar gelendi…
Sultanım…Ramazan…
Bizi bizim ateşimizden çok özleyendi…
Öyle kutlu idin ki sen Rabbin nezdinde. O kutlulukla felaha erebilirdi insan istese idi.Umulan hep o kutluluk idi…
Ve bir sahurla başladı seninle başlayan ilk inşirahlar…
Kardeşin kardeşinin elemini anlaması bir sahurla başladı…
Nefsi emarenin imtihanı bir sahurla başladı…
Ekmeğin bir kırıntısının ehemniyeti anlayış bir sahurla başladı…
Cepte ki maddi fazlalığın omuza binen ağır yükü bir sahurla başladı…
Komşunun komşunun külüne aşinalığı bir sahurla başladı…
Salavata susayan ellerin ateşini söndüren elin ziyareti bir sahurla başladı…
Açlığın manası bir sahurla başladı…
Tefekkür ilminin aralanmaya dem tutan kapısı bir sahur başladı…
99 esmanın tecellisinin algısı bir sahurla başladı…
Sızlamanın kalbi hissiyatı bir sahurla başladı…
Annenin fedakar yanı bir sahurla yeniden muştulandı çocuk kalbinde, bir babanın gözünde…
İhtiyarlığın ahvali. gençliğin kıymeti bir sahurla başladı…
Ey kararan ruhların aydınlatıcısı,
Ey aydınlık gönüllerin sevdalısı,
Ey zikirlerin zincir olup halkalandığı maneviyat halkası,
Ey on bir ayın Sultanı, kıymetlisi,
Öyle kutlu idin ki sen Rabbin nezdinde. O kutlulukla felaha erebilirdi insan istese idi.Umulan hep o kutluluk idi…
Ve bir iftarla anlaşıldı hamd etmenin hakiki manası
Bir iftarla anlaşıldı ihtiyaç sahiplerinin duyulmayan lisanı,
Bir iftarla başladı bereketin hakikat manzarası,
Bir iftarla başladı önümüze gelen nimetlerin asanlığı
Bir iftarla anlaşıldı suyun ne demek, ekmeğin ne emek olduğu,
Bir iftarla anlaşıldı  bismillah ‘ın bizde ki yankısı,
Bir iftarla anlaşıldı vahdetin sızlayan çağrısı,
Bir iftarla anlaşıldı Somali’nin yabancı kalan ağıdı,
Bir iftarla anlaşıldı çatlamış toprakları olan ülkelerin susuzluk feryadı,
Bir iftarla anlaşıldı fakirlerin mahzuni bakışları
Bir iftarla anlaşıldı dua vaktinin her an gark olduğu
Bir iftarla anlaşıldı nuru bize ulaştıran membalar
Bir iftarla anlaşıldı Ramazan ‘a ulaşmayı dileyen gönüller
Bir iftarla anlaşıldı Ramazan’a yazılmış naatler…
Ey bizi kuşatan mukaddes gül,
Kalbimizde şimdilik bir tomurcuksun sen,
Açman için üzerine titrediğimizsin sen,
Rengin kırmızı beyaz olsun ne yazar,
Nezdinde gül kokusu duymaya yandığımızsın sen…
Kadir’de rıza dairesine ulaşmayı umduğumuzsun sen…
 
İmamhatip.com / birgaripseyyahişte

Hiç yorum yok: