24 Aralık 2010 Cuma

Sabır ve Mükâfat

Dünya hayatında sürekli bir imtihan içindeyiz. Alıp verdiğimiz her nefeste, attığımız her adımda, söylediğimiz her sözde, yaptığımız her işte imtihan ediliyoruz. Çünkü hesap günü var ve hesaba çekileceğiz.

Cenab-ı Mevlâ müberra kitabımız Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“And olsun sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve mahsullerden yana eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele.” (Bakara, 155)

Yine Cenab-ı Mevlâmız buyuruyor:

“Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah’tan yardım isteyin. Çünkü Allah şüphesiz sabredenlerle beraberdir.” (Bakara, 153)

Sabır müminin azığıdır. Bu azıktan her başı sıkıştığında faydalanır. Fahr-i Kâinat Efendimiz s.a.v. şöyle buyuruyor:

“Müminin işine hayret ederim. Çünkü onun işlerinin hepsi kendine hayırdır. Bu durum sadece mümine hastır. Eğer sevineceği bir şey olsa şükreder, bu ona hayır olur. Eğer bir zarar dokunsa sabreder, bu da ona hayır olur.” (Müslim)

Dünya hayatı insanın karşısına çeşitli engeller çıkarır. Bu engeller insanın kulluk vazifesini gönül huzuruyla yerine getirmesine engel olur. İmam Gazali rh.a. bu engelleri dört kısmda açıklamıştır. Bunlar:

• Rızık ve geçim derdi,
• Havâtır (tehlikeli düşünceler),
• Kaza ve kader tecellileri,
• Sıkıntı ve musibetlerdir.

Bütün bu engellere karşı insanın hazırlıklı olması ve azimle sebat edip yolundan sapmaması lazımdır.

Rızık ve geçim derdini çözmenin tek yolu gayretten sonra tevekküldür. İnsan, rızkı verenin Allah Tealâ olduğunu bilmeli ve buna göre hareket etmelidir. Bu da gerektiği gibi çalışmak ve gerisini Cenab-ı Mevlâ’nın takdirine bırakmaktır. Ayrıca gönüldeki dünya hırsını da yok etmek gerekir.

İmam Gazalî rh.a. Minhâcu’l-Âbidîn adlı eserinde şöyle buyuruyor:

“Tevekkül sahibi olursan, rızk endişesiyle aşırı çalışmaktan kurtulup ibadet etmeye de vakit bulur, hayırlı işleri de hakkını vererek yaparsın. Tevekkül sahibi olmayan kişiyi, geçim derdi ve bunları yoluna koyma tasası Allah Tealâ’ya ibadet etmekten alıkoyar.

Sürekli geçim işleriyle meşgul olan kişi, zahiren ibadetten geri kalır. Kafasını geçim derdine takmış ve hep onu düşünüp hayal kuran ve çeşitli vesveselere kapılan kişi, kalbini ibadetlerine veremez.”

İnsanı kulluk vazifesinden alıkoyan hususlardan ikincisi de ‘havâtır’ denilen tehlikeli düşüncelerdir. Bunlar, sonu hayır mı şer mi olduğu bizim tarafımızdan bilinmeyen hususlarda, Cenab-ı Hakk’a ve ilâhi kadere itimadı sarsma riski taşıdığı için tehlikeli olma ihtimali bulunan düşüncelerdir. Bundan kurtulmanın yolu, gerekli tedbirleri aldıktan sonra neticeleri Allah’a havale etmektir.

Kalbin her zaman huzur içinde bulunması lazımdır. Zira işlerin tehlikeli ve kapalı olması, sonunun iyi mi, kötü mü olduğunun bilinmemesi, kalbin daralmasına ve insanın ızdırap çekmesine sebep olur. İnsan bir işin neticesinde başına iyilik mi kötülük geleceğini bilemez. Eğer bütün işlerini Allah’a havale ederse, sonuç ne olursa olsun, bilir ki başına iyilik ve hayırdan başka bir şey gelmeyecektir.

Kulluğa mani olan üçüncü husus ise, insanın başına kaza ve kader tecellilerinin getirdiği sıkıntılardır. Allah Tealâ herkesi farklı yer, şekil ve mertebelerde yaratır. İnsanoğlu bir diğerine özenir ve kendi halini sıkıntı olarak görür. İşte bu ve benzeri durumlardan kurtulmanın yolu, Cenab-ı Mevlâ’nın kaza ve kaderine rıza göstermektir.

İmam Gazali rh.a. kaza ve kadere iki sebep dolayısıyla rıza göstermek gerektiğini söylemiştir:

“Birincisi, ibadete fırsat bulabilmek içindir. Eğer insan Allah’ın takdirine rıza göstermezse, kalbi sürekli ‘Şu niye oldu, şu niye olmadı’ gibi sorularla meşgul olur ve kendisi de üzüntü duyar. Kalp bu gibi düşüncelerle ve üzüntülerle meşgul olursa, ibadet etmeye nasıl takat bulur?

İkincisi ise, Cenab-ı Mevlâ’nın gazabından kurtulmak içindir. Çünkü Allah’ın takdirine rıza göstermeyen kişinin Cenab-ı Hakk’ın gazabına uğrama tehlikesi vardır.”

İbadete engel olan dördüncü husus ise, başa gelen felaket ve musibetlerdir. Bundan kurtulmanın yolu da sabırdır.
Dünya meşakkatli bir yerdir. Nitekim bütün ibadetlerin bile temeli meşakkatlere sabır göstermeye dayanır. Dünya hayatının getirdiği sıkıntı ve mihnetlere sabır ise, kula hem dünyada hem de ahirette hayırlı netice sağlar.

Sabırlı olan kişi için kurtuluş ve başarı vardır. Düşmanına karşı muzaffer olur, muradına erer, derece bakımından diğer insanlardan önde olur. Eyyüb a.s. gibi, Allah’ın övgüsüne mazhar olur. Cenab-ı Mevlâ müberra kitabımız Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmuştur:

“Gerçekten biz Eyyüb’ü sabırlı (bir kul olarak) bulmuştuk. O, ne iyi kuldu! Daima Allah’a yönelirdi.” (Sâd, 44)

Kulluğun hakkıyla ifa edilmesine mani olan bu hususlar konusunda İmam Gazalî rh.a. şu tavsiyelerde bulunur:

“Cenab-ı Hak senin hayatını devam ettirecek ve ibadetlerini yapmanı sağlayacak rızkını vermeye kadirdir. O istediği her şeyi dilediği şekilde yapmaya kadir olan yegâne zattır.

Her saniye senin ihtiyacın olan şeyleri bilir. Bunları bilip kavradıktan sonra O’nun hakikat olan kefaletine ve doğru olan vaadine tevekkül etmek gerekir.

Böylece kalp huzura kavuşur ve Allah’a bağlanır. İnsan, fani birtakım sebep ve alakalardan ve kalbi onlarla meşgul etmekten uzak durur.”

Rabbimizin tevfik ve inayetiyle...

Mübarek EROL • 143. Sayı / BAŞYAZI




4 yorum:

Gelibolu17 dedi ki...

Selamlar,burayı tesadüfen gördüm,hoşmuş ama,ne zamandır sizde uğramıyorsunuz galiba,,,neyse blogcudan sonra blogspottada komşu olduğumuzu öğrenmek güzeldi,sevgiler,selamlar...Hayırlı cumalar...

Gelibolu17 dedi ki...

Selamlar,burayı tesadüfen gördüm,hoşmuş ama,ne zamandır sizde uğramıyorsunuz galiba,,,neyse blogcudan sonra blogspottada komşu olduğumuzu öğrenmek güzeldi,sevgiler,selamlar...Hayırlı cumalar...

Gelibolu17 dedi ki...

İki tane yollamış bloggerin azizliğine uğradım sanırım,neyse fazla yorum göz çıkarmaz dimi :)

2563 dedi ki...

BU SAYFAYI DEĞERLİ Bİ KARDEŞİMLE AÇMIŞTIK AMA BLOG SAYFASI KADAR FAAL DEĞİL PEK ALIŞAMADIM BURAYA :) ONDAN ARADA BİR YAZI EKLİYORUM O KADAR SİZİ BURDADA GÖRMEK BİZİM İÇİN MUTLULUK HER ZAMAN BEKLERİZ RABBİM RAZI OLSUN HEM ZİYARET HEM GÜZEL DÜŞÜNCELERİNİZ İÇİN...BU ARADA HAKKINIZI HELAL EDİN MESAJINIZ YAZILALI UZUN SÜRE OLMUŞ YENİ GÖRDÜM :( AYNEN ÖYLE MESAJINIZI İKİ KERE OKUMAK BANA ZEVK VERDİ SEVGİLERİMLE...