30 Haziran 2010 Çarşamba

Göz Kalbin Elçisidir…


Göz kalbin elçisidir…
Göz kalbin elçisidir… Onun tarafından görevlendirilir. Güzel ve manzaralı bir şey bulmuşsa memnuniyet duyar. Fakat göz çoğu defa kalbin başını belaya sokar. Zira öyle güzelleri haber verir ki, ne hepsini elde etmeye , ne de ayrılıklarına tahammüle kalbin gücü yeter…
Bakışlarını ’ ın izni haricinde salıverenlerin hasretleri devamlı olur. Çünkü bakmak sevgiyi doğurur ve kalp bir alakaya sahip olur. Sonra bu alaka kuvvetlenir; vurgunluk derecesine varır. Ve kalbi kaplar. Göz bakmaya devam ettikçe vurgunluk hali kalpten ayrılmayacak bir sevgi halini alır. Artık kalp köle olmuştur ve layık olmayana kulluk yapmaya başlar. Bütün bunlar bakmanın cinayetleridir…
Bir kral iken şimdi bir esirdir o…
Kalp düştüğü haller için, gözden dert yanar. Göz ise: “Ben senin memurundum. Bana görev veren sendin.” der…
Bütün bunlar, ’ın sevgi ve bağlılığından boş kalan kalplerin belasıdır…
Kalp’ı sevmek için yaratılmıştır.
Bu yüzden, sevgilisi “O” değilse kulluğu başkasınadır…
İbn-i Cevzi

Hiç yorum yok: